YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2667
KARAR NO : 2021/4447
KARAR TARİHİ : 19.04.2021
Dolandırıcılık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 168/1, 35/1-2 ve 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl hapis, 3 kez 6 ay hapis ve 3 kez 40,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 tarihli ve 2012/480 esas, 2013/101 sayılı kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12/02/2018 tarihli ve 2015/3137 esas, 2018/792 karar sayılı ilamı ile uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda sanığın 5237 sayılı Kanun’un 157/1, 168/1, 35/1-2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis, 3 kez 6 ay hapis ve 3 kez 40,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2019 tarihli ve 2018/146 esas, 2019/368 sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/01/2021 gün ve 94660652-105-05-18525-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2021 gün ve 2021/10030 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Somut olayda, Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 tarihli kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 12/02/2018 tarihli ve 2015/3137 esas, 2018/792 karar sayılı ilamı ile 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik doğrultusunda uzlaştırma işlemlerinin yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasını müteakip, Mahkemesince uzlaştırma işlemlerinin yapılması amacıyla dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi üzerine, uzlaştırmacı tarafından müştekilerin uzlaşmayı kabul ettiklerini bildirdiği, ancak sanığa gönderilen tebligatın iade geldiği ve 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan tebliğ sonucunda da sanığa ulaşılamadığından bahisle taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığına dair tutanak tanzim edilmiş ise de;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 20/06/2018 tarihli ve 2018/2503 esas, 2018/9186 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasında yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki açıklamalar ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu birlikte değerlendirildiğinde, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkartılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği anlaşıldığından, öncelikle müştekinin bilinen en son adresine tebliğ yapılarak, tebliğin iade edilmesi halinde adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresine tebliğ işleminin yapılması gerektiğinin anlaşıldığı,
Uzlaştırmacı tarafından tanzim edilen rapor öncesinde, sanığın Mahkemesince alınan ifadesinde o tarihte tutuklu ise de adresini “Köprülü Mehmet Paşa Mah. Bahar Sok. 4/1, Vezirhan Beldesi Merkez/Bilecik” olarak bildirdiği, bozma öncesi mahkumiyet kararının da anılan adrese tebliğ edildiği, bozma sonrası yapılan uzlaştırma teklifi aşamasında sanığa yapılan tebligatın ”Beşyol Siteler Çıkmazı Sokak Sefa Sitesi No:6/107 Küçükçekmece/İstanbul” adresinde bila tebliğ iade edilmesini müteakip, PTT sorgulamasına göre sanığa 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan tebliğ sonucuna göre sanığa ulaşılamaması nedeniyle uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenmiş ise de, sanığın en son bildirdiği adresine tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği, anılan tebligatın “iade gelmesi halinde” ise adres kayıt sistemindeki en son yerleşim yeri adresi tespit edilerek tebliğ işleminin yapılması gerektiği, dosyada usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı gözetilmeden, uzlaştırma işlemi usulüne uygun şekilde tamamlanmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1. maddesi uyarınca temel ceza 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezaları olarak belirlenip, belirlenen adli para cezası anılan Kanun’un 52/2. maddesin uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından takdir edilerek paraya çevrilirken 100,00 Türk lirası yerine 2 gün karşılığı 40,00 Türk lirası olacak şekilde adli para cezasına çevrilerek, eksik ceza tayininde,
İsabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Uzlaştırmacı tarafından tanzim edilen rapor öncesinde, sanığın Mahkemesince alınan ifadesinde o tarihte tutuklu ise de adresini “Köprülü Mehmet Paşa Mah. Bahar Sok. 4/1, Vezirhan Beldesi Merkez/Bilecik” olarak bildirdiği, bozma öncesi mahkumiyet kararının da anılan adrese tebliğ edildiği, bozma sonrası yapılan uzlaştırma teklifi aşamasında sanığa yapılan tebligatın ”Beşyol Siteler Çıkmazı Sokak Sefa Sitesi No:6/107 Küçükçekmece/İstanbul” adresinde bila tebliğ iade edilmesini müteakip, PTT sorgulamasına göre sanığa 7201 sayılı Kanun’un 35. maddesine göre yapılan tebliğ sonucuna göre sanığa ulaşılamaması nedeniyle uzlaşma sağlanamadığına ilişkin rapor düzenmiş ise de, sanığın dosyada bildirdiği adresine tebliğ işlemlerinin yapılması gerektiği ve dosyada usulüne uygun bir tebligat bulunmadığı gözetilmeden, uzlaştırma işlemi usulüne uygun şekilde tamamlanmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1. maddesi uyarınca temel ceza 1 yıl hapis ve 5 gün adli para cezaları olarak belirlenip, belirlenen adli para cezası anılan Kanun’un 52/2. maddesin uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirasından takdir edilerek paraya çevrilirken 100,00 Türk lirası yerine 2 gün karşılığı 40,00 Türk lirası olacak şekilde adli para cezasına çevrilerek, eksik ceza tayininde, isabet bulunmadığından, hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2019 tarihli ve 2018/146 esas 2019/368 karar sayılı kararının BOZULMASINA, hükümlü, bu suç nedeniyle cezaevine alınmışsa, cezasının infazının durdurulmasına, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.