Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/2090 E. 2009/1303 K. 09.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2090
KARAR NO : 2009/1303
KARAR TARİHİ : 09.03.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, menfi tespit ve tazminat istemleriyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı iş sahibi şirketin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı yüklenicinin temyiz itirazlarına gelince; davanın reddine karar verildiğine göre vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesi gerekir. Mahkemece vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine şeklinde karar oluşturulması doğru olmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davacı iş sahibinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı yüklenicinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrası sekizinci satırındaki “davalıdan” ve “davacıya” kelimelerinin karardan çıkartılmasına, yerlerine “davacıdan” ve “davalıya” kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 625,00 TL vekâlet ücretinin davacı şirketten alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yükleniciye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 09.03.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davacı, yurtdışındaki müşterisinden 7657 adet pantolon, 1898 adet etek siparişi aldığını, fason dikim işini üstlenen davalının dikilen malları 12, 13, 17, 18, 30 Ekim 2006 ve son olarak 08.11.2006 tarihinde teslim ettiğini, malların zamanında yurtdışındaki firmaya yetişmesi için direkt olarak paket-finish işlemlerinin yapılması amacıyla dava dışı “… San.Tic.Ltd.Şti.”ne sevk edildiğini, ancak 20.11.2006 tarihinde yurtdışı müşterinin Türkiye temsilcisi olan … Ltd.Şti. tarafından gönderilen yazıda dikim kusurları ve renk farklılıkları olduğunun bildirildiğini ve siparişin iptâl edildiğini, paket-finish işlemleri devam eden mallar üzerinde 22.11.2006 tarihinde tesbit yaptırılarak 24.11.2006 tarihinde davalıya ayıp bildiriminde bulunduklarını beyanla davalıya fason dikim bedeli olarak verilen iki adet 21.600,00 TL’lik çeklerden dolayı borçlu olmadığının tesbitine, çeklerin iadesine, uğranılan zarar karşılığı 51.022,40 Euro’nun tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, açık ayıp niteliğinde olan ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davadan önce davacı iş sahibi tarafından yaptırılan tesbitte alınan bilirkişi raporu ile yargılamada alınan bilirkişi raporu içeriğinden dikili konfeksiyon ürünlerinde fason dikim imalât işçiliğinden kaynaklanan dikiş hatalarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu konfeksiyon ürünleri ihraç kaydı ile üretilmiş olup son teslimat 08.11.2006 tarihinde gerçekleştirilmiş, yurtdışına gönderilen malların ayıplı olduğu müşteri temsilcisi tarafından 20.11.2006 tarihli faks ile davacı iş sahibine bildirilince, iş sahibi 22.11.2006 tarihinde tesbit yaptırarak 24.11.2006 tarihli ihtarla davalıya ayıp ihbarında bulunmuştur.
BK. madde 359/I gereğince imal olunan şeyin tesliminden sonra iş sahibinin işlerin mutad cereyanına göre imkân bulur bulmaz eseri muayene ve varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Somut olayda ihraç kaydı ile üretilen mallar doğrudan yurtdışına gönderildiğinden ve ayıbın varlığı yurtdışı müşteri temsilcisinin 20.11.2006 tarihli yazısı ile bildirildiğinden 22.11.2006 tarihinde tesbit yaptırarak 24.11.2006 tarihinde ihtar keşide ederek ayıp ihbarında bulunan davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilerek zarara ilişkin davacı isteminin buna göre hüküm altına alınması yerine ayıp ihbarının süresinden sonra yapıldığından sözedilerek davanın tümden reddinin doğru olmadığı görüşündeyim. Bu nedenle yüksek çoğunluğun kararına katılmıyorum.