YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2156
KARAR NO : 2009/2081
KARAR TARİHİ : 10.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar …, …, …, …, …, … vekilleri ile davalı … ve davalı-k.davacı … tarafından istenmiş, davalı …’in temyiz dilekçesinin süresi dışında, temyiz eden diğer davalıların ve davalı-k.davacı …’in temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada sözleşmenin feshi ile tapu iptâli, tescil ve kâl, yüklenici tarafından açılan birleşen dava tapu iptâli ve tescil, diğer birleşen dava ise arsa sahipleri tarafından yükleniciden bağımsız bölüm satın alan … aleyhine açılmış sözleşmenin feshi, tapu iptâli ve tescil istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, yüklenici tarafından açılan birleşen davanın reddine dair verilen karar davalı yüklenici ile yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişilerce temyiz edilmiştir.
1-Davalı … 31.01.2008 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuş ise de; mahkeme kararı kendisine 04.01.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, HUMK’nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra temyiz dilekçesi verildiği, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında ret kararı verilebileceğinden bu davalının temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı yüklenici ile diğer davalılar …, …, …, …, … …, … ve …’ın temyiz itirazlarına gelince bu davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3-Dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve delil olarak dosya içerisine alınan … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/397 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ve mahkeme kararına göre, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın onaylı projesi ve ruhsatının bulunmadığı, kaçak yapıldığı anlaşılmış ise de; inşaatın yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan taşınmazın bulunduğu yerdeki imar durumu da gözetilerek inşaatın projesi yapılarak ruhsata bağlanarak imara uygun duruma getirilmesi ve imara aykırı ya da kaçak olan kısımların yıkılması suretiyle yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı konusunda ek rapor alınıp, bu husus ilgili belediyesinden de sorulup saptandıktan sonra yasal hale getirilmesinin mümkün olmaması durumunda sözleşmenin feshi ile tapu iptâli ve tescil isteminin şimdiki gibi kabulü, yasal hale getirilmesinin mümkün olması halinde davalılara bu konuda yeterli süre ve yetki verilerek inşaatın yasal hale getirilmesinin sağlanarak davanın sonuçlandırılması, dava tarihi itibariyle davacılar bu konudaki taleplerinde haklı olduklarından davalıların ücreti vekâlet ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaları gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan asıl davada davacıların kâl ve menfi zarar istemleri reddedildiğine göre vekille temsil olunan davalı yüklenici yararına reddolunan kısım üzerinden vekâlet ücreti takdir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle birleşen dosya davalısı …’in temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2.) bent uyarınca davalı yükleniciyle … ve … dışındaki diğer davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (3.) bent gereğince kabulüyle hükmün davalı yüklenici ile … ve … dışındaki davalılar lehine BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar …, …, …, …, …, …, davalı … ve davalı-k.davacı …’e geri verilmesine, 10.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.