Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/3829 E. 2009/3637 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3829
KARAR NO : 2009/3637
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibinin davalı yüklenici şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin davamı, icra inkâr tazminatı istemleri ile açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan 12.02.2005 tarihli sözleşme ile davanın dayanağını oluşturan 25.07.2005 tarihli sözleşme iş sahibi olarak… tarafından imzalanmıştır. Her iki sözleşmede yüklenici davalı şirkettir. … İcra Müdürlüğü’nün 2005/9755 sayılı takip dosyasında icra takibi, …. adına vekili Avukat … tarafından başlatılmıştır. İcra dosyasındaki vekâletnameden de …’ın kendi adına, adı geçen avukatı vekil tayin ettiği, gerek icra takibinde gerek vekâletnamede şirketten hiç söz edilmediği belirlenmiştir. Davalı yüklenici şirket vekilinin itirazı üzerine icra takibi durmuş, itirazın iptâli davası ise şirket ve … adına vekilleri Avukat… tarafından açılmıştır. Bu dosyadaki Avukat…’a verilen vekâletnamenin incelenmesinden, …’ın kendi adına asaleten, … İşlem San.Tic.Ltd.Şti.’ni de temsilen vekâletnameyi verdiği belirlenmiştir.
Dava dilekçesinde ve mahkemenin kararında davacı olarak … adından sonra virgül konulup şirketin adının da yazılmış olması, vekâletnamenin hem … ve hem de şirketi içermesi dikkate alındığında davanın hem … hem de şirket tarafından açıldığı sonucuna varılmıştır.
Dosyadaki 12.02.2005 ve 25.07.2005 tarihli sözleşmelerde iş sahibi olarak … ve … adları yer almaktadır. Şirketten hiç sözedilmemiştir. Adı geçen iş sahipleri arasında sözleşmenin devrinin yapıldığına ilişkin yazılı bir belge dosyaya sunulmamıştır. Dava dışı …, dosyaya verdiği 04.10.2007 havale tarihli dilekçesinde, icra takibi yapılmasına ve bu davanın açılmasına izninin olmadığını, açılan davaya muvafakatının da bulunmadığını beyan etmiştir. Sözleşmeler … dışında … tarafından iş sahibi olarak imzalandığına göre, her iki iş sahibinin davayı birlikte açabilecekleri sonucuna varılmaktadır. Davada, …’ın taraf olarak yer almadığı dikkate alınmaksızın ve … tarafından verilen 04.10.2007 tarihli dilekçe değerlendirilmeksizin, hangi davacı yönünden davanın kabul edildiği açıklanmaksızın, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davada, davacı olarak yer alan Altın … İşlem San.Tic.Ltd.Şti.’nin davalı yüklenici şirket ile sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu durumda davacı şirket yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı şirketin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.