YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/483
KARAR NO : 2009/355
KARAR TARİHİ : 26.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı şirketin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleri ile açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki 01.07.2002 tarihli sözleşmede işin bedeli 102.000,00 TL+KDV olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre işin süresi 75 gün olup, bitim tarihi 15.09.2002 dir. Taraflar arasında düzenlenen 19.11.2002 tarihli “Tutanak” başlıklı belgede sözleşmeye göre davacı şirketin yaptığı işin bedelinin 74.000,00 TL+KDV alacaklı olduğu, ayrıca sözleşme dışı olarak davacının 4.000,00 TL+KDV tutarında iş yaptığı belirlenmiştir. Bu durumda davacının yaptığı toplam işin bedeli KDV dahil 92.040,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Davacı tarafından davalı şirkete gönderilen dosya içerisindeki yazıda da yapılan işin bedeli 92.040,00 TL olarak gösterilmiştir. Davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen aynı yazıda davalı şirketin ödeme miktarı da 88.234,00 TL olarak kabul edilmiştir. Bu yazıya göre davalı şirketin ödemediği iş bedeli 3.806,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Dosya içerisinde bulunan 20.11.2002 tarihli dekontta belirtilen miktarın 113,00 TL’si ile 24.01.2003 tarihli dekontta yazılı olan 1.500,00 TL ve 31.01.2003 tarihli dekontta yazılı olan 1.143,00 TL olmak üzere toplam 2.756,00 TL ödemenin de davacı tarafından davalı şirkete gönderilen yazıda yer almadığı belirlenmiştir. Davacı tarafından davalı şirkete gönderilen yazıda yer almayan ödemeler de düşüldüğünde davacının ödenmeyen iş bedeli 1.050,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptâli ile icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken, tamamen davalı defter kayıtlarına göre hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Mahkemece davacının %40 oranında tazminat ödemesine de karar verilmiştir. Davacının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması gereklidir. Davacının davanın kısmen kabulü nedeniyle reddedilecek miktar yönünden icra takibinde haksız olduğu anlaşılmakta ise de, icra takibinin kötüniyetli olarak başlatıldığı konusunda tazminat verilmesini gerektirir şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmesi yerine bu istemin kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacı tarafın icra takibinin 1.050,00 TL asıl alacak ve bu miktar için temerrüt tarihi olan 30.03.2003 tarihi ile icra takip tarihi olan 09.05.2003 tarihi arasındaki süre için hesaplanacak işlemiş faiz yönünden asıl alacak icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek devamına, fazla istemin ve davacının şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine, karar vermekten ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.