Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2008/5110 E. 2009/6021 K. 09.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5110
KARAR NO : 2009/6021
KARAR TARİHİ : 09.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, Yalvaç Kösküler Köyü sulamasına ait sözleşme uyarınca düzenlenen hakedişlerdeki ödemenin, daha sonra davalı idare tarafından haksız kesilmesi nedeniyle yapılan kesintiye mahsuben şimdilik 50.000,00 TL’nin tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı kesintinin sözleşmeye uygun yapıldığı gibi hakedişlere de usulüne uygun itiraz bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinin 6. bendinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin sözleşme eklerinden olduğu belirtilmiştir. HUMK’nın 287. maddesince anılan şartname hükümlerinin taraflarca delil sözleşmesi niteliğinde kabul edildiği anlaşılmakla, şartname hükümlerinin mahkemece re’sen incelenmesi zorunludur. Gerek hükme dayanak bilirkişi raporunda gerekse diğer raporlarda şartname hükümleri incelenmiş değildir. Oysa anılan şartnamenin 39. maddesi hükmünce yüklenicinin varsa hakedişlere itirazlarını idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “İdareye verilen … tarihli dilekçemde yazılı itirazî kayıtla” cümlesini yazarak imzalaması, sonradan düzeltme yapıldığında düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlayarak en çok 10 gün içinde dilekçeyle idareye bildirmesi zorunludur. Aksi takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Mahkemece bu husus üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığı gibi, her bir dava kalemi için istem ayrı ayrı belirtilmeden toplam 50.000,00 TL talep edildiği ve bilirkişi raporunda da stabilize yol bedelini isteyemeyeceği sonucuna varıldığı gözetilmeden davanın aynen kabulü de doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.