YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5511
KARAR NO : 2009/307
KARAR TARİHİ : 23.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı DSİ Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, eser sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline, birleşen dava ise aynı sözleşmeden kaynaklanan fazla ödemenin istirdadına ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine dair verilen karar davalı ve birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 24.11.1997 tarihinde aktedilerek kurulan sözleşme ilişkisinin tasfiye edilerek sona erdirilmesine karşın işin tasfiye kesin hakedişinin çıkartılmasında muaraza oluştuğu ve ihtilafın bu sebeple yargı önüne getirildiği sabittir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümlenmesi amacıyla üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı ve bunlardan 13.02.2006 tarihli olana itibar edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak alınan raporlar arasında ciddi ve büyük miktarlarda farklılıklar mevcut olmasına rağmen bu çelişkiler giderilmemiş, hükme esas alınan son rapora diğerlerine nazaran neden üstünlük tanındığı da gerekçeleri belirtilmek suretiyle açıklanmamıştır. Kaldı ki temin edilen raporların Yargıtay denetimine elverişli olduğundan söz edilmesi de mümkün bulunmamaktadır.
Şu halde mahkemece HUMK’nın 284. maddesi uyarınca, uyuşmazlık konusu ve bilhassa kesin hesap çıkartılması hakkında uzmanlıkları bulunan inşaat mühendisi bilirkişilere hukuki yorumda yardımcı olmak üzere inşaat hukuku alanında yetkinliği bulunan hukukçu bir bilirkişinin de katılarak yeni bir heyet oluşturulmalı, ifade edilen şekilde kurulacak bilirkişi heyetinden taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, protokol, hakedişler, tutanaklar ve yazışmalar dikkate alınarak, önceki raporların da değerlendirilmesi yaptırılmak suretiyle rapor alınmalı, tarafların bu rapora itirazda bulunmaları halinde gerekirse ek rapor alınması cihetine gidilmeli, alınacak raporun denetimi de yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Belirtilen hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve birleşen davanın davacısı lehine BOZULMASINA, 23.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.