YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/979
KARAR NO : 2009/326
KARAR TARİHİ : 26.01.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ve bir kısım davacılar yönünden de satış sözleşmesi uyarınca sözleşmesel yükümlülüklerin aynen ifası istemiyle açılmış, bilahare ıslah yoluyla alacak istemine dönüştürülmüştür. Mahkemece ıslah talebi de dikkate alınarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı, tahsiline karar verilen vergi ve cezaları ile ilgili Sivas Vergi Mahkemesi’nin 2006/564 Esas sayılı dava dosyasında iptâl davası açtıklarını ve davanın derdest olduğunu ileri sürmüştür. Vergi Mahkemesi’ndeki davanın yüklenici lehine sonuçlanması halinde eldeki davada sorumluluğunu etkileyeceği ortadadır. Öte yandan davacılar …, …, …, … ve … arsa sahibi olmadıkları gibi üzerlerine kayıtlı bağımsız bölümleri arsa sahiplerinden satın almadıklarından, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca arsa sahiplerinin haiz oldukları haklarının halefi olduklarının kabulü de mümkün değildir. Bu davacıların davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın aldıkları ileri sürüldüğünden davalıyla aralarındaki ihtilâfın aralarındaki satış sözleşmesi ile BK’nın taşınmaz satışına ilişkin hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece Sivas Vergi Mahkemesi’nde görülmekte olan dava sonucunun beklenilerek, davalının SSK prim borcu ve diğer alacaklarla ilgili bilirkişi raporuna itirazları da incelettirilmek suretiyle alınacak ek rapor ile arsa sahiplerinin sözleşmenin 3. maddesi gereğince istemekte haklı oldukları alacaklarının tesbit ettirilmesi, yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davacılarla ilgili yükleniciyle yaptıkları satış sözleşmeleri ibraz ettirilerek ve aksinin kanıtlanamaması halinde yüklenicinin en az iskân ruhsatı alınmış oturmaya elverişli daire sattığı kabul edilerek taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca yüklenicinin bu davacılara karşı sorumluluğunun belirlenmesi ve oluşacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 26.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.