Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1557 E. 2010/3352 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1557
KARAR NO : 2010/3352
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, yaklaşık maliyetin yüksek belirlenmesi nedeniyle fazla ödemenin ve eksik çekilen ancak işyerinde mevcutmuş gibi kabulü yapılan malzemeler nedeniyle fazla ödemenin davalı yüklenici şirket ile diğer davalı idare elemanlarından tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı yüklenici ..İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında 17.10.2003 tarihinde “İstanbul İli Şile İlçesi Darlık ve Üvezli Köyyolları ocak taşından konkasörle kırılmış elenmiş (0-1″) Granüler temel, (3/4″) asfalt mıcırı zemini, yol boyunca nakli ve figüre edilmesi” hususunda sözleşme imzalanmıştır. İşin kabulünden sonra yaklaşık maliyetlerin çok yüksek belirlendiği, eksik malzeme kullanıldığı yönünde şikayetler üzerine müfettişlerce mahallinde keşif sonucu düzenlenen 19.07.2004 tarihli inceleme raporu esas alınarak işbu dava açılmış, mahkemece dosya üzerinden yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Davaya esas alınan müfettiş görüşünün dayanağı olan bilirkişi raporu ile mahkeme tarafından yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu birbirinden tamamen farklıdır. Mahkemece, davacı tarafın itirazları gözetilerek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınmadığı gibi, ek rapor da alınmamıştır. Eksik inceleme ile bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca davaya konu teşkil eden yollar nedeniyle yüklenici şirket ve görevliler hakkında ceza davası bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Dosyaya kısa kararı ve bilirkişi raporu sunulan ceza dosyasının bu işle ilgili olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Dava konusu yollarla ilgili ceza davası varsa, ceza mahkemesince verilebilecek mahkumiyet kararı BK’nın 53. maddesi uyarınca maddi vakıalar yönünden hukuk hakimini bağlayacağından sonuçlanmasını ve kesinleşmesini beklemek gerekir.

Mahkemece yapılacak iş; dava konusu yollarla ilgili ceza davası varsa sonuçlanmasının ve kesinleşmesinin beklenmesinden, davacı tarafın itirazları da dikkate alınarak davaya dayanak yapılan bilirkişi raporu ile mahkemece alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin, gerekirse yerinde keşif yapılarak ve davacı tarafından dosyaya sunulan CD’ler de incelenerek uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile giderilerek sonucuna uygun karar verilmesinden ibarettir.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.