Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1644 E. 2009/3411 K. 08.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1644
KARAR NO : 2009/3411
KARAR TARİHİ : 08.06.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, İİK’nın 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; icra takibine borçlu davalının itirazının iptâli istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve asıl alacak olan 1.500,00 YTL’nin %40’ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İzmir 16. İcra Müdürlüğü’nün 2006/9938 takip sayılı dosyası kapsamından; davacı şirketin, davalı hakkında 01.06.2003 tarihli ve 1.500,00 YTL tutarlı faturaya dayanak alınarak başlatmış olduğu icra takibinde, 1.500,00 YTL asıl alacak ve 1.480,60 YTL işlemiş temerrüt faizinin tahsilini istediği ve takip borçlusu davalının süresinde itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; takip konusu asıl alacak hakkındaki itirazın iptâli davasının da bir yıllık hak düşürücü nitelikteki süresi içerisinde açılmış olduğu tespit olmuştur.
Yanlar arasında yapılan 25.04.2003 tarihli adî yazılı sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere; niteliğince, bir “eser” sözleşmesi olup; bu sözleşme, davacı tarafından yüklenici; davalı tarafından ise, iş sahibi sıfatlarıyla imzalanmıştır. Sözleşmenin 2. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere; yüklenici şirketin sahibi bulunduğu yazılımın kullanım haklarının 25.04.2004 tarihinde kadar davalıya devri ile yıllık bakım ve destek verme işlerinin yapımını 1.500,00 TL götürü bedelle davacı yüklenmiştir. Aynı tarihli ve “yazılım lisans ve eğitim destek sözleşmesi” başlıklı diğer bir sözleşme yine yanlar arasında yapılmış ve bu sözleşmede, sözleşme konusu bedelin taksitler halinde ödeme günleri de gösterilmiştir. Davalı vekili ise, sözleşmeler gereği davacının davalıya program ve eğitim destek hizmeti vermesi gerekirken verilmediğini ve sözleşmeler gereğince yüklenilen edimin davacı yüklenici tarafından sözleşme koşullarına uygun olarak yerine getirilmemesi sebebiyle davalının sistemden yararlanamadığını ve bu sebeple Belediye Encümeninin 09.01.2004 tarihli kararı ile yanlar arasındaki sözleşmelerin iptâline karar verildiğini cevap dilekçesiyle bildirmiş olmasına karşın; mahkemece, davalı savunması değerlendirilmemiş ve sözü edilen encümen kararı da getirtilmemiştir.

Borçlar Kanunu’nun 364. maddesi gereğince, sözleşmede yanlarca bir düzenleme kararlaştırılmamışsa, iş bedeli işin teslimi zamanında istenebilir olur. Az yukarıda açıklandığı üzere, iş bedelinin taksitler halinde ödenmesi, sözleşmelerde düzenlenmiştir. Yüklenici, yüklendiği edimini, sözleşme ve yasa hükümlerine; fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa ile ödevlidir. Yüklenicinin belirtilen bu yükümlülüğü, Borçlar Kanunu’nun 356/I. maddesi gereğince iş sahibine olan özen borcu gereğidir. Yüklenici sözleşme konusu iş-eseri tamamlayarak iş-eser sahibine teslim ettiğini ve iş bedelinin istenebilir olduğunu yasal delillerle kanıtlaması halinde tahsilini talep edebilir. Somut olayda takip konusu yapılmış olduğu halde, dava konusu yapılmayan faizle ilgili bilirkişi incelemesi yaptırmış olması gereksiz bir işlemdir. HUMK’nın 275. maddesi hükmü gereğince mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vermek zorundadır. Oy ve görüşünün alınmasına karar verilen bilirkişi ya da bilirkişi kurulunun ise, inceleme konusu işin uzmanı olması gerektiği kuşkusuzdur. İcra müdür yardımcısı, uyuşmazlık konusunda uzman bilirkişi sayılamaz.
Açıklanan tüm bu sebeplerle, mahkemece, davacının sözleşmeler uyarınca edimini ifa ettiğini ve sözleşmede kararlaştırılan iş bedelini hakettiğini ve istenebilir olduğunu kanıtlaması için, tüm yasal delillerini; davalının ise, karşı delillerini sunabilmeleri için taraflara uygun süre verilmeli; sunulan deliller toplanmalı, bilgisayar yazılım programı işini bilir bilgisayar mühendisi aracılığıyla yerinde keşif yapılmak suretiyle inceleme yapılmalı ve varılacak sonuca göre uyuşmazlık çözüme bağlanmalıdır.
Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.