Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1858 E. 2010/1463 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1858
KARAR NO : 2010/1463
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.910,57 TL alacağın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili müvekkili tarafından davalı … Başkanlığına ait iş makinelerinin bakım ve onarımlarını yapmış olmasına karşı iş bedelinin 8.500,00 TL tutarındaki kısmının ödenmediğini ileri sürerek davalıdan tahsilini istemiştir.
Dosya kapsamındaki 08.06.2004 ve 20.02.2004 tarihli servis raporları ile 09.02.2004 tarihli servis talep formu birlikte incelendiğinde; davalı … Başkanlığı personelinin imzalarının bulunduğu ve davalı yanca da bu hususların doğrulandığı sonucuna varılmaktadır. O halde yanlar arasında Belediyeye ait iş makinesinin bakım ve onarım işinin davacı tarafından yapımına ilişkin yanlar arasında akdî ilişkinin kurulmuş olduğunun kabulü gerekmektedir. Yanlar arasındaki akdî ilişki ise, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere niteliğince “eser” sözleşmesidir. Davacı yüklenici; davalı da iş sahibidir. Borçlar Kanunu 364. maddesi gereğince, yasal kural olarak yanlarca başka ödeme şekli kararlaştırılmamış ise iş bedeli, işin teslimi zamanında ödenir. Bu yasal nedenle yüklenici davacının, yasal delillerle sözleşme konusu işi yaparak davalıya teslim ettiğini ve onun tarafından da kabul edildiğini ve iş bedelinin hak edildiğini kanıtlaması zorunludur. İş bedelinin hak edildiğinin ve istenilebilir olduğunun davacı yanca kanıtlanması durumunda da davalının tamamen veya kısmen iş bedelini ödediğini yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Somut olayda da, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde sözleşme konusu işin davacı tarafından yapılarak davalıya teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı yüklenici hakettiği ve ödenmeyen iş bedelini talep edebilir. Ancak, iş bedelinin tutarına yönelik olarak yanlar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi gereğince, iş bedelinin önceden taraflarca kararlaştırılmamış ya da yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması durumunda iş bedeli, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece saptanır. Oysa mahkemece, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunu sunan bilirkişiler inceleme konusu işin uzmanı olmadıkları gibi; bilirkişi raporu da Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi hükmünde düzenlenen yasal yönteme uygun değildir.
Diğer yandan; mahkemece, 16.03.2004 tarihinin temerrüt tarihi olduğu kabul edilerek, davası kabul edilen alacağa, temerrüt faizi uygulanması doğru olmamıştır. Çünkü, mahkeme tarafından kabul edilen borçlu temerrüdünün, 16.03.2004 tarihinde gerçekleşmiş olduğuna ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ayrıca, davacı yanca yasal faiz kapsamında ticari faiz istendiği, halde, avans faizi uygulanması da doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; inceleme konusu işi bilir makine mühendisi aracılığıyla, olanaklı ise araç üzerinde, değil ise servis talep formu ve servis raporları üzerinde inceleme yaptırılarak; işin yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre davacının hakettiği iş bedelinin belirlenmesi ve davalı yanca kanıtlanan ödemelerin mahsubunun yapılmasıyla, davacının hakettiği iş bedelinden ödenmeyen alacağı kalmışsa, belirlenecek temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilmek üzere yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinden ibaret olmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.