Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/1860 E. 2010/1471 K. 16.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1860
KARAR NO : 2010/1471
KARAR TARİHİ : 16.03.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, cephe çeliği, sundurma vs. işlerinin yapım bedelinin ve akdin haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemiyle açılmış, davalı borcunun kalmadığını, iş miktarının ayrıca tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi bedel konusunda da uyuşmazlık vardır. Davada 16.12.2006 tarihinde işin yapımına başlanıldığını ve 20 ton imalât gerçekleştiğini, davalının sözleşmeyi ve alacağı 21.03.2007 tarihli ihtarıyla inkâr ettiğini, 1 TL kg bedelle anlaşma yapılmasına karşın hiç ödeme yapılmadığını belirterek alacağının ödenmesini istemiştir. Davalı iddia olunan iş bedelini kabul etmediğine göre yapılan işin bedeli Borçlar Kanunu’nun 366. maddesince gerçekleştiği tarih itibariyle piyasa fiyatları esas alınarak hesaplanmalıdır. Nitekim mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de alınan raporda, 2008 yılı fiyatlarına göre bedel hesaplanmıştır. Oysa dava dilekçesinde 2006 ve 2007 yıllarında işin yapıldığı belirtildiğinden bu tarihler itibariyle bedelin hesaplanması gerektiğinden rapor hükme dayanak alınamaz. Öte yandan davalı tüm bedelin ödendiğini savunmuş ise de bu konuda belge ibraz edememiş, ancak temyiz aşamasında davacının imzaladığını iddia ettiği 18.12.2006 tarihli 7.200,00 TL ödemeye ilişkin makbuz fotokopisini sunmuştur. Yargılama sona ermediğinden ve davalı da tüm bedeli ödediğini savunduğundan temyiz aşamasında sunulmuş olsa da makbuz mahkemece incelenmelidir. O halde yapılması gereken iş, 2006 ve 2007 yılı fiyatlarıyla davacı hakedişinin bulunması, 18.12.2006 tarihli makbuz konusunda davacının isticvap edilmesi, imzanın inkârı halinde davalıdan makbuz aslının istenilerek imza incelemesi yaptırılması ve hasıl olacak sonuca göre kanıtlanan ödemeyle kabul edilen diğer ödemenin mahsubuyla kalan miktara hükmedilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.