YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2215
KARAR NO : 2010/2817
KARAR TARİHİ : 12.05.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … … Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından bir kısım alacaklarının haksız gecikme cezası uygulanması sebebiyle tutulması ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesi nedeniyle davalı tarafından haksız olarak tahsil olunan 874.749,88 USD; davalı tarafın tek yanlı talimatları gereğince boru hattının değiştirilen güzergahları neticesinde imalât maliyetinin artması sebebiyle ek alacak tutarı olan 5.620,000 USD ve ödenmeyen 162.025 USD; davacı tarafından düzenlenerek davalı tarafa gönderilen 25.09.2002 tarihli faturadan kaynaklanan 66.910 USD tutarındaki alacakların toplamı 6.723.684 USD miktarındaki davacı alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak; 10.000 USD’nin 10.05.2004 temerrüt tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini istemiş ve 19.09.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de, başvuru harcı da yatırmak suretiyle, 1.058.949,42 USD ve 238.419,56 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ıslah talebi de dikkate alınarak; 238.419,56 TL alacağın 17.05.2004 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlarda gözetilmek suretiyle avans faiziyle birlikte; 1.058.954,42 USD alacağın ise, 17.05.2004 temerrüt tarihinden itibaren ABD doları üzerinden 1 yıl vadeli yabancı mevduata uygulanan yıllık %3,50 oranında temerrüt faizi yürütülmek kaydıyla tahsil tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada 1.058.954,42 USD alacağın davalıdan tahsiline karar verildiği halde; mahkemece, sadece davası kabul edilen 238.419,56 TL üzerinden davacı yararına avukatlık ücretine hükmedildiği anlaşılmıştır. HUMK’nın 417. maddesi ve 29.05.1957 tarih, 4/16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, karşı tarafa yükletilmesi gereken yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece, kendiliğinden hükmedilmesi gerekir. 17.11.1948 tarih ve 5/8 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca da vekâlet ücreti, bir usul kuralıdır. Mahkemece, 1.058.954,42 USD tutarındaki alacağın ıslah tarihi itibariyle TL karşılığı tesbit olunup, davası kabul edilen 238.419,56 TL’nin toplamı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı yararına avukatlık ücreti hesaplanıp takdiri gerekirken; sadece TL cinsinden hükmedilen alacak üzerinden davacı yararına avukatlık ücreti hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı vekilince, 09.07.2007 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak 19.09.2007 tarihinde davasını ıslah etmiş ve anılan raporda açıklandığı üzere, 25.09.2002 tarih ve … numaralı faturada gösterilen 66.910 USD tutarındaki alacağa mahsuben davalının 17.731,00 USD’nin ödendiği kabul edilerek, 49.179,00 USD’nin tahsili istenmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, az yukarıda belirtilen fatura bedelinin %75’inin davacıya ödeneceği konusunda yanlar arasında mutabakat bulunduğunu bildiren ve yapılan oranlama sonucunda 50.182,91 USD tutarında davacının talebinin yerinde olduğunu bildiren 16.06.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporu hükme dayanak alınarak, taleple bağlı kalınmak suretiyle 49.179,00 USD alacağın tahsiline karar verilmiş ise de; 16.06.2008 tarihli bilirkişi raporuna davacının itirazda bulunmaması sonucu davalı yararına kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmemiştir. Buna göre, 50.182,00 USD malzeme bedeli alacağından, 17.731,00 USD’nin mahsubu yapıldığında 32.451,00 USD alacağın davalıdan tahsili gerekirken, 49.179,00 USD’nin tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle de, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine; kararın 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı yararına; 3. bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 12.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.