Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2337 E. 2010/2284 K. 20.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2337
KARAR NO : 2010/2284
KARAR TARİHİ : 20.04.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı yanca akdî ilişki inkâr edilmiş olup talep edilen alacağın miktarına göre akdî ilişkinin varlığı konusunda HUMK’nın 288. maddesi uyarınca yazılı sözleşme ve HUMK’nın 292. maddesi hükmünce yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge ibraz edilememiş ise de; davalı asıl yemininde kooperatifin üyesi olup kendisinin 5 nolu dairede oturduğunu, davacı şirketin kooperatiften mobilya imalâtını yapmak üzere iş aldığını ve davacının eksik iş yaptığını beyan etmiştir. Davalı bu beyanı ile oturduğu dairedeki bir kısım mobilya işlerinin davacı tarafından yapıldığını kabul etmiştir. Ancak akdî ilişkinin kooperatifle kurulduğuna dair herhangi bir belge ibraz etmemiştir. Davalı kendi dairesinde bir kısım işlerin yapıldığını kabul ettiğine göre akdî ilişkinin kooperatifle yapıldığını kanıtlayamaması halinde bu imalâtlardan yararlandığından bedelinden sorumlu tutulması gerekir.
Bu durum karşısında davalıya, oturduğu dairedeki davacı tarafından gerçekleştirilen mobilya işlerinin yapılması ile ilgili sözleşme ilişkisinin kooperatif ile davacı arasında kurulduğuna dair delillerini ibraz etmek üzere uygun süre verilip, gösterilecek yasal deliller toplandıktan sonra bu savunmanın kanıtlanması halinde davanın şimdiki gibi reddine karar verilmesi, savunmanın ispat edilememesi durumunda mahallinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacı tarafından gerçekleştirilen ve davalının yararına olan imalâtların yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre bedeli hesaplattırılarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.