YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2393
KARAR NO : 2010/2646
KARAR TARİHİ : 05.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Davada yüklenici davacı tarafından davalı için yapılan sondaj işinden kaynaklanan alacakla ilgili olarak … İcra Müdürlüğü’nün 2006/6845 sayılı dosyası ile girişilen icra takibine vâki itirazın iptâline karar verilmesi istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde sondaj işinden kaynaklanan 12.054,00 TL asıl alacakla ilgili yapılan takibe itirazın iptâli talep edilmiş, davalı yanca iş bedeline karşılık 3.430,00 TL’nin davacıya ödendiği savunulmuştur. Davalı tarafından ödemeyle ilgili olarak sunulan belgeler davacıyı bağlayacak nitelikte olmadığından yapılan iş bedelinden mahsup edilmemesi doğru ise de davalı tarafından verilen 16.09.2007 tarihli dilekçede yemin deliline de dayanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalıya ödeme iddiasının ispatlanması açısından davacı tarafa yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılması gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle sonuca varılması bozma nedenidir.
3-Davada talep edilen 12.054,00 TL asıl alacak mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucu 8.904,00 TL olarak hesaplanmış ve bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda hüküm altına alınan alacağın likid olduğundan bahsedilemeyeceğinden icra inkâr tazminatı talebinin reddi yerine kabulü doğru olmadığı gibi, hüküm altına alınan alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25’i aşmayacak şekilde değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle tahsil kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmesi de doğru olmamıştır.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 05.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.