Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/2501 E. 2010/3063 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2501
KARAR NO : 2010/3063
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve sayılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici tarafından açılan davada 316.551.527.609 TL kesin hesap alacağının ticari faizi ile tahsili talep edilmiş, mahkemece temel kazısı, temel dolgusu ve nakli ile röpriz bedelinden oluşan 16.145,60 TL’nin 24.12.2002 geçici kabul tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmede Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kabul edilmiş, delil sözleşmesinin eki sayılan şartnamenin 39. ve 40. maddesinde ara ve kesin hakedişlere itirazın usulü gösterilmiştir. Dava konusu işe ait hakedişlerde ise Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin 39. maddesine uygun şekilde itiraz edilmediğinden röpriz bedelinin davalıdan talep edilmesi mümkün değildir. Diğer taraftan geçici kabul tarihi de kesin vade niteliğinde olmadığından faizin de bu tarih yerine dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerekir. Kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde 27 adet boru kaynak yeri tecrit bedelinin ödenmesinin sehven unutulduğunu, ayrıca bir kısım kazı dolgu bedelinin de ödeneceğini açıklamıştır. Bu nedenle bilirkişilerden alınacak ek raporla 27 adet boru kaynak yeri tecrit bedeli ile 2.879.470 m3 temel kazının KDV ile birlikte bedelinin hesaplattırılarak hüküm altına alınması gerekir. Kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı, 3. bent gereğince de davacı yararına BOZULMASINA, 750,00’şer TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan taraflara karşılıklı verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.