YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2516
KARAR NO : 2010/3016
KARAR TARİHİ : 27.05.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava 17.03.1993 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesine dayalı gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkin olup, davada Nisan 2002 ilâ 30.04.2007 tarihleri arasındaki gecikme bedelinin tahsili istenmiş, mahkemece Nisan 2005 tarihinde teslimin gerçekleştirildiği gerekçesi ile bu tarihe kadar oluşan 11.600,00 TL’nin dönem sonlarından itibaren işleyecek faizi ile tahsiline dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşmede inşaatın iskân ruhsatı alınmak suretiyle teslimi öngörülmüştür. Kural olarak gecikme tazminatının bu tarihe kadar hesaplanması gerekir. Eğer iskân ruhsatından önce inşaat teslim alınmış ise gecikme isteminin bu tarihe kadar kabulü lazım gelir. Dava konusu olayda dava tarihine kadar iskân ruhsatının alınmadığı anlaşılmaktadır. Eserin teslim edildiğini ispat külfeti kendisine düşen davalı fiili teslimi de kanıtlayamamıştır. Başka bir arsa sahibine bir kısım dairelerin teslim edilip 2005 yılında kiraya verilmesi davacıya teslime karine sayılamaz. Bu nedenle mahkemece dava tarihine kadar teslim kanıtlanamadığından 30.04.2007’ye kadar alacak hesaplanıp davalıdan tahsiline karar verilmelidir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; gecikme alacağının hesabında davacının yıllar itibariyle istediği miktar aşılarak tahsil kararı verilmesi HUMK’nın 74. maddesine aykırı olduğu gibi, daha öncesinden davalı temerrüde düşürülmediği halde hüküm altına alınan alacağa dava tarihi yerine dönem sonundan itibaren faiz uygulanması da doğru olmamıştır.
Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın davacı yararına, 3. bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 27.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.