YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2725
KARAR NO : 2010/3465
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 22.07.2004 tarihli sözleşmeye göre davalıya ait 2 adet kütük evin imalâtını üstlendiğini bu sözleşmeye göre 20.10.2005 tarihli 38.940,00 TL’lik fatura bedelinin ödenmediğini bununla ilgili tarihe de itiraz edildiğini belirtmekle itirazın iptâline karar verilmesini istemiş, davalı savunmasında sözleşmede imalâtın anahtar teslimi bedelinin belirlendiğini bu bedelin de ödendiğini belirterek davanın reddini talep etmiş, mahkemece sözleşmede bedelin anahtar teslimi olarak 155.000 Euro olarak kararlaştırıldığı, takibe konu 38.940,00 TL’lik faturaya konu malların davalıya teslimininde kanıtlanamadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Somut olayda temyiz dilekçesi ekinde bulunan ilâm örneğine göre davacı şirketin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/13 E., 2008/492 K. sayılı ilâmı ile iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İİK’nın 194. maddesine göre müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davalarının durması gerekeceğinden mahkemece öncelikle davacının iflas edip etmediğinin araştırılarak iflas etmiş ise ikinci alacaklılar toplantısına kadar davanın durdurulması ve ikinci alacaklı toplantısından 10 gün sonra yargılamaya devam olunması zorunludur. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; sözleşmede işin malzemeli anahtar teslimi fiyatının 155,000 Euro olup bu bedelin ödendiğini ispat için davalıya süre verilmesi, ödendiğinin ispatı halinde şimdiki gibi davanın reddine, ödenmeyen iş bedelinin tespiti halinde HUMK’nın 74. madde hükmü de gözetilerek ödemelerin mahsubu ile kalan bedele hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddi ve davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanmadığı halde, kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması da isabetsiz bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.