YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3301
KARAR NO : 2010/3714
KARAR TARİHİ : 29.06.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat ……. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 06.03.2006 tarihli sözleşmeden kaynaklanan cezaî şart alacağının tahsili, davalıya iş bedeli olarak verilen toplam; 1.529.000,00 TL’lik çeklerden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının cezaî şarta yönelik temyiz itirazları yerinde değil ise de, yanlarca iş bedelinin tespitine ilişkin incelemenin yetersiz olduğuna dair temyiz itirazları yerindedir. Çünkü taraflar arasında imzalanan sözleşmede işin bedeli götürü olarak saptanmış, birim fiyatlara ilişkin belgelerin sözleşmenin eki olduğuna dair bir belirlemeye yer verilmemiştir. Dolayısıyla iş bedelinin birim fiyatların esas alınarak hesaplanması yerinde bulunmamaktadır. Götürü bedelle kararlaştırılan işlerde BK’nın 365. maddesi uyarınca yüklenici işi üstlendiği fiyatla yapmak zorunda olup, yüklenici alacağı; gerçekleştirilen tüm işin sözleşmeye göre yapılması gereken tüm işe oranlanmasıyla bulunacak fiziki oranın sözleşme bedeline uygulanması ile belirlenir. Sözleşme dışı imalât yapılmış ise bunun bedeli de yapıldığı tarihdeki mahalli rayiçlerden tespit olunup sözleşme içi iş bedeline ilave olunur. Fiziki oran belirlenirken imalâttaki kusurlar da dikkate alınır. Yükleniciye yapılan ödemeler düşülerek yüklenici alacağı bulunur.
Dava konusu olayda hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda açıklanan yönteme göre alacak hesaplanmadığından mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınarak ve tarafların alacak miktarları ve kusurlu imalât konusundaki beyan ve kabulleri de gözetilerek davalı yüklenicinin alacağı saptanmalı, yapılan ödemelerin ve icraya yapılan ödeme asıllarının tenzili ile davacının çeklerden dolayı davalıya borçlu olup olmadığının tespitine karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00’şer TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.