YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3480
KARAR NO : 2010/4053
KARAR TARİHİ : 13.07.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, sözleşmenin feshi, müdahalenin önlenmesi, cezai şartın tahsili, yüklenici … tarafından açılan birleşen dava imalât bedelinin tahsili istemlerine ilişkin olup, mahkemece verilen karar davacı ve birleşen davanın davalısı arsa sahibi … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle mahkeme kararının gerekçe bölümünde arsa sahibinin cezai şart isteminin reddedildiğinin açıklanmış bulunmasına, bu konuda kararın hüküm bölümünde ayrıca hüküm oluşturulmaması sonuca etkili görülmemesine göre arsa sahibinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davadaki yüklenici …’in imalât bedeli istemi kabul edilmiş, kabul edilen miktara fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiş, ancak faiz başlangıcının hangi tarih olduğu açıklanmamıştır. HUMK’nın 388 ve 389. maddeleri uyarınca mahkemelerce verilen kararların infazda tereddüt yaratmayacak içerikte olması zorunludur.
Somut olayda, faiz başlangıç tarihi açık şekilde belirtilmediğinden karar infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Ayıca HUMK’nın 101. maddesi uyarınca dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faizin başlatılabilmesi için borçlunun alacaklı tarafından miktar belirtir ve ödeme ister ihtarname veya yazıyla temerrüde düşürülmüş olması gerekir. Yüklenici birleşen davasında 6.000,00 TL istekte bulunmuş, daha sonra 04.08.2008 tarihinde harçlandırdığı ıslah ile istediği miktarı arttırmıştır. Bu durumda birleşen dosyanın davalısı …, 6.000,00 TL yönünden birleşen dava tarihinde, kalan miktar için ise 04.08.2008 tarihinde temerrüde düşmüştür. Mahkemece bu durumlar gözden kaçırılarak faizin infazda tereddüt yaratacak şekilde tarihi açıklanmadan fesih tarihinden başlatılması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
15.H.D.
2009/3480
2010/4053
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve birleşen dosyanın davalısı arsa sahibi …’in sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarıca kararın hüküm fıkrası 2-b numaralı bendinin ilk satırında yer alan “fesih” kelimesinin karardan çıkarılmasına yerine “6.000,00 TL’sinin 06.11.2006 tarihinden, 537.938,00 TL’sinin 04.08.2008” tarih, rakam ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’e geri verilmesine, 13.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.