Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/3892 E. 2010/4586 K. 20.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3892
KARAR NO : 2010/4586
KARAR TARİHİ : 20.09.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı … Yalova İcra Müdürlüğü’nün 2004/4532 sayılı takip dosyası ile başlattığı icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durması nedeniyle Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/912 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptâli icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı istemleriyle dava açmış, mahkemenin 01.05.2008 tarih, 2008/536 K. sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir. Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararı 24.06.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 08.09.2008 tarihinde başvurmuş, temyiz incelemesine konu itirazın iptâli, icra takibinin devamı ve icra inkâr tazminatı istemli bu davayı açmış, mahkemece de davanın kabulüne karar verilmiştir.
HUMK’nın 193/III. maddesine göre görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 gün içinde dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesi gerekeceği düzenlemesine yer verilmiş, maddenin son fıkrasında da aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı belirtilmiştir. Bu konunun mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur.
Somut olayda Yalova Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararı 24.06.2008 tarihinde kesinleştiği halde davacı tarafça 10 günlük süre içinde gerekli başvurunun yapılmadığı anlaşıldığından HUMK’nın 193/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.