YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3994
KARAR NO : 2010/1899
KARAR TARİHİ : 01.04.2010
Davacı … ile davalılar 1-…, 2-… Birleşen 2005/411 Esas sayılı davada davacı … ile davalı … Birleşen 2006/27 Esas sayılı davada davacı … ile davalılar 1-…, 2-… Birleşen 2006/28 Esas sayılı davada davacı … ile davalılar 1-…, 2-… Birleşen 2006/85 Esas sayılı davada davacı … ile davalılar 1-…, 2-… arasındaki davadan dolayı Antalya 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 13.05.2008 gün ve 2004/358-2008/159 sayılı hükmü bozan Dairemizin 30.03.2009 gün ve 2008/5168-2009/1842 sayılı ilamı aleyhinde taraf vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava ve birleşen davalar 15.05.2002 tarihinden itibaren davacının payına düşen ve ödenmeyen kira bedellerinin tahsili istemleriyle açılmış mahkemece davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizin 30.03.2009 gün 2008/5168 Esas 2009/1842 Karar sayılı ilâmıyla davacının tüm, temyiz itirazlarının reddi ile davalılar yararına bozulmuş, bozma ilâmına karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1-Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacının karar düzeltme talebine gelince;
Dava ve birleşen davalarda talep edilen kira bedelleri taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve 10.05.1999 tarihli senet teslim sözleşmesine göre talep edilmektedir. Kira talebine konu olup davalılarca kiraya verildiği anlaşılan lokantanın mülkiyetinin %50’sinin davacıya ait olması sözleşmede kararlaştırılmış ise de tapuda yükleniciye devri gereken payın yüklenici tarafından Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/680 Esas sayılı dava dosyasında açılan dava sonucu tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının birleşen 2006/281 Esas sayılı davasında talep ettiği dönemde tapudan malik olmadığı ve arsa sahiplerinin kira sözleşmesi yaptığı kişilerle akdî ilişkisinin de mevcut olmadığı ortadadır. Bu nedenle tahsil edilemeyen kira bedellerinin alınabilmesi için davacının kiracı aleyhine dava açmasına imkân bulunmamaktadır. Davalılar, davacıya ait 1/2 payı da kapsayacak şekilde gayrimenkulü kiraya vermek suretiyle davacının taşınmazdan istifadesine engel olduklarından davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde olup kararın onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. bent uyarınca davacı vekilinin talebinin kabulü ile Dairemizin 30.03.2009 gün 2008/5168 Esas 2009/1842 Karar sayılı bozma ilâmının ortadan kaldırılmasına mahkeme kararının ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekâlet ücreti tayinine yer olmadığına, HUMK’nın 442. maddesi hükmünce 200,00 TL para cezası ile bakiye 3,20 TL red harcının karar düzeltme isteyen davalılara yükletilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.569,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara geri verilmesine, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.