Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4029 E. 2010/5469 K. 20.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4029
KARAR NO : 2010/5469
KARAR TARİHİ : 20.10.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı vekili ile davalı … Müh. Müş. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, davalı … Müh. Müş. A.Ş. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … Müh. Müş. A.Ş. vekili Av…., davalı … San. Tes. ve Tic. A.Ş. vekili Av. …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, ayıplı işlerin giderilme bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalı … Müh. Müş. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacı iş sahibi idarenin sözleşmeye dayanarak ayıplı işlerin giderilme bedeli konusunda alacak davası açma hakkı varsa da, işin kesin kabulünün onay tarihi 30.06.1997 olduğundan ve kesinleşen … tarafından davacı idareye karşı açılan Ankara 7. Tüketici Mahkemesi’nin 2006/41 Esas, 2008/128 Karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporlarından giderilme bedeli dava konusu yapılan ayıpların açık ayıp niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına, kesin kabulün onay tarihinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde davanın açılmadığının belirlenmesine, her ne kadar öncelikle davalı yüklenici … Alarko A.Ş. vekilinin zamanaşımı def’i değerlendirilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken esastan reddi hatalıysa da, karar sonucu itibariyle doğru olup uyuşmazlığı giderici nitelikte bulunduğundan ve davacı idare tarafından …’a herhangi bir bedel ödenmesine de karar verilmediğinin anlaşılmasına göre davacı idarenin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı … Müh. Müş. A.Ş.’nin temyiz itirazına gelince, davacı ile davalı … Müh. Müş. A.Ş. arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmamaktadır. Davacı ile davalı … Müh. Müş. A.Ş. arasındaki ilişki vekâlet akdine dayanmaktadır. Zamanaşımı süresi 5 yıldır. Yukarıda açıklanan kesin kabulün onay tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıldan fazla süre geçtiği dikkate alınarak davanın davalı … Müh. ve Müş. A.Ş. yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, esastan reddi doğru olmamıştır.
Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca ret gerekçesi değiştirilerek kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı idarenin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı … Müh. ve Müş. A.Ş.’nin temyiz itirazının kabulüyle, ret gerekçesi yukarıda açıklandığı şekilde zamanaşımı olarak değiştirilmek suretiyle kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aradaki ilişkiler farklı olduğundan 750,00’şer TL duruşma vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davalılara ayrı ayrı verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … Müh. ve Müş. A.Ş.’ye geri verilmesine, 20.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.