Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4348 E. 2010/6019 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4348
KARAR NO : 2010/6019
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Sözleşme konusu arsada Belediyenin de pay sahibi olmasına rağmen sözleşmede taraf olmamasına, Belediye payının da alınmamadığının anlaşılmasına, bu haliyle sözleşmenin geçersizliği nedeniyle feshi istenemeyeceğine, bilirkişi incelemesinde Belediye payı alınmadan mimari proje çizildiğinin belirtilmesine bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerince birbirlerinden alacakları bulunmadığına göre HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesi değiştirilerek bu gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY YAZISI-

Dava arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshi sebebiyle yapılan masraf ve imalât bedeli ile kâr kaybı alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
İnşaat yapımı kararlaştırılan arsada dava dışı belediye de pay sahibi olup bu paydaş ile yapılan sözleşme bulunmadığı gibi davalı arsa sahipleri ile yapılan sözleşmede de taraf olmadığından TMK’nın 692. maddesi hükmünce tüm paydaşların katılımı sözkonusu olmaması nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi geçerli olarak kurulmamıştır. Geçersiz olan sözleşme sebebiyle kâr kaybı istenemeyeceğinden bu kalem alacakla ilgili istemin reddi doğrudur. Ancak sözleşmenin geçersizliği halinde de taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini talep edebilirler. Davacı yüklenici plan, proje, etüt çalışması vs. gibi inşaatın yapımına yönelik çalışmalar yaptığını ileri sürerek bunların bedelinin de ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi kurulundan alınacak ek rapor ya da yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak alınacak raporla davacının gerçekleştirdiğini ileri sürdüğü plan, proje, yol kotu, etüt çalışması gibi iş ve imalâtların davalı arsa sahiplerinin yararına olup olmadığı ve bedeli tesbit ettirilip değerlendirilmek suretiyle bu alacak kalemiyle ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, davacının yaptığı çalışmaların arsa sahiplerinin yararına olup olmadığı konusunda kesin görüş bildirmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek reddi doğru olmadığı, yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.