YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4410
KARAR NO : 2010/6688
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı … vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat M.Esat Ulusoy ile davalı-k.davacı Kooperatif vekili Avukat …. ve Müdahil … …. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları ile müdahil asıl dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava, inşaat yapım sözleşmesine dayalı iş bedelinden kalan alacağın tahsili istemiyle açılmış, davalı reddini savunmuş, birleşen davasında eksik bırakılan imalât bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece asıl davanın ıslah edilen miktara göre kısmen kabulüne, birleşen davanın da kısmen kabulüne dair kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme dayanak bilirkişi raporunda, çevre düzenlemesinin de birim fiyat içinde yer aldığının belirtilmesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Mahkemece tarafların itirazı üzerine alınan 07.04.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda, kooperatife ait A Blok kazan dairesinde meydana gelen hasarın giderilmesi ve dış cephe duvarından içeri sızan suların engellenmesi için 8.498,06 TL tutarında harcama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda karşı davada saptanan ayıp bedeline bu tutarın da ilave edilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı miktar üzerinden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı yüklenici 02.05.2001 tarihli ihtarıyla dava konusu alacağının 7 gün içinde ödenmesini davalıdan istemiştir. Bu ihtarname 03.05.2001 tarihinde davalıya tebliğ edildiğine göre verilen ödeme süresi eklendiğinde 11.05.2001 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl davada hükmedilen alacağın tümüne saptanan temerrüd tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozma nedenidir.
4-Karşı davada kabul edilen alacak miktarına kısa kararda 31.10.2002 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmak üzere tahsil kararı verildiği halde, gerekçeli kararda faiz konusunda olumlu-olumsuz karar verilmemiş olması da infazda tereddüt yaratacağından HUMK’nın 388-389. maddelerine aykırı olup karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan yazılı nedenlerle tarafaların sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. ve 4. bent uyarınca davalı ve birleşen davanın davacısı 3. bent uyarınca davacı birleşen davanın davalısı yararına BOZULMASINA, 750,00’er TL duruşma vekillik ücretinin karşılıklı olarak taraflardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan … ve Kooperatif’e verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.