YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4535
KARAR NO : 2010/6518
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalı şirket temsilcisi gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, bakiye iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı yüklenici tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İtirazın iptâli davası sonucu alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için İİK’nın 67/II. maddesi uyarınca borçlunun takibe karşı yaptığı itirazın haksız olması ile birlikte alacağın likid (muayyen) olması gerekir. Davada alacak yapılan yargılama ile alınan bilirkişi raporu ile saptandığına göre ortada likid bir alacak olmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddi gerekirken bu yön gözardı edilerek icra inkâr tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca mahkeme kararının hüküm fıkrası dördüncü bendinde yer alan “%40 oranında hesaplanan 29.906,50 TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine “yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden yararına duruşma vekâlet ücreti tayinine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.