Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4584 E. 2010/6974 K. 15.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4584
KARAR NO : 2010/6974
KARAR TARİHİ : 15.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL alacağın inşaatın teslim edilmesi gereken 27.07.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davacılar yönünden toplam 32.413,00 TL’ye yönelik olarak davalının icra takibine itirazının iptâline, takip tarihinden itibaren bu miktara yasal faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava tarihinden önce … Apartmanı yönetimi Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2006/2782 sayılı dosyasıyla yüklenici aleyhine ilâmsız icra takibi yapmış, 103.107,00 TL asıl, 1.185,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 104.292,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. İcra takibi 20.02.2006 tarihinde yapılmış, borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Daha sonra apartman yönetimi tarafından 10.04.2006 tarihinde açılan iş bu davada icra takibinden sözedilmekle birlikte fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 40.000,00 TL alacağın inşaatın teslimi gereken tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. Açılan dava itirazın iptâli davası olmayıp alacak davasıdır.
Yargılama sırasında apartman kat maliklerinin davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili tamamlanmış, mahkemenin gerekçeli kararında da davacı olarak kat malikleri gösterilmiştir. Kat malikleri tarafından yapılmış bir icra takibi bulunmadığından ve esasen davada icra takibine itirazın iptâli değil alacak talep edildiğinden mahkemece alacağın tahsiline karar verilmesi yerine toplam 32.413,00 TL’ye yönelik davalının itirazının iptâline karar verilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının hüküm fıkrası 1. bendinde yer alan “……itirazın iptâli davası” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “……alacak davası” kelimelerinin yazılmasına, yine hüküm fıkrası 2. bendinde yer alan “……ye yönelik davalının itirazının iptâline, takip tarihinden itibaren bu miktar üzerinden” kelime dizelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “……nın davalıdan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, hüküm altına alınan alacağa takip tarihi olan 20.02.2006 tarihinden itibaren” kelimelerinin yazılmasına, keza hüküm fıkrası 3. bendinde yer alan “dava yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatı takdirine yer olmadığına” cümlesinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 15.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.