Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/4617 E. 2010/6509 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4617
KARAR NO : 2010/6509
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasındaki uyuşmazlık Ankara Konya Hızlı Tren 1. Kesim Alt Yapı İşlerine ilişkin 01.03.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanmaktadır.
Davacı alt yüklenici 27.08.2007 tarihli ıslah dilekçesinde: 2006/67 D.İş sayılı tespit raporuna göre davalı taşeron tarafından gerçekleştirilen işlerin bedelinin teklif birim fiyatlarıyla 489.662,59 TL (KDV hariç) olduğu halde, davalıya nakit olarak 193.282,20 TL, çeklerle 526.000,00 TL, akaryakıt verilerek 402.352,20 TL olmak üzere toplam 1.121.634,40 TL ödeme yapıldığını iddia ederek davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitini, fazla ödenen 631.971,81 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taşeron cevabında (rapora itirazlarını sunduğu 03.09.2008 tarihli dilekçesinde) sözleşmeyi 25.05.2007 tarihli ihtarla haklı nedenle feshettiklerini, taraflarca mutabık kalınarak müştereken tanzim edilen 30.04.2007 tarihli hakedişe göre KDV dahil 774.079,89 TL tutarında imalât yaptıklarını, sözleşmenin feshi nedeniyle 173.000,00 TL zarar ziyana uğradıklarını, ayrıca sözleşme dışı olarak davacı tarafa kiralanan makinelerden dolayı da KDV dahil 354.000,00 TL alacaklı bulunduklarını, üç kalemde toplam 1.301.079,89 TL alacaklı iken davacı tarafça yapılan ödeme miktarının 137.350,00 TL nakit, 100.000,00 TL 2 adet çek 302.092,21 TL mazot olmak üzere 539.442,21 TL olduğunu davacıdan bakiye 761.637,68 TL alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece delil tespit raporu dayanak alınarak yapılan imalâtın bedeli KDV dahil 578.616,74 TL, ödeme tutarı ise nakit 144.350,00 TL, çekle 190.000,00 TL, mazotla 302.092,21 TL olmak üzere toplam 636.442,21 TL olarak belirlenmiş, buna göre 57.825,47 TL fazla ödeme bulunduğu kabul edilerek bu miktar üzerinden dava kabul edilmiştir.
Yanlar arasındaki uyuşmazlık sözleşme dışı ve sözleşme kapsamındaki işler bedeli fesih nedeniyle uğranılan zararlar ve ödemeler noktasında toplanmaktadır.
Davalı taşeron sözleşme dışı olarak iş makinelerini davacı alt yükleniciye kiraya verdiğini ileri sürerek, 354.000,00 TL kira alacağı talebinde bulunmuş, delil olarak 27.02.2007 tarihli 26352 nolu faturayı ibraz etmiş ve ticari defterlere dayanmıştır. Bu taleple ilgili mahkemece herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Davalı tarafça delil olarak ticari defterlere dayanıldığından taraflara ticari defterleri ibraz ettirilip üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davalının sözleşme dışında kira bedeli alacağı bulunup bulunmadığı araştırılması varsa davacı alacağından mahsup edilmesi gerekir.
Sözleşme kapsamında yapılan imalâtın bedeli 30.04.2007 tarihli 1 nolu hakedişe göre 655.999,91 TL + KDV = 774.079,89 TL, 2007/67 D.İş sayılı delil tespit raporuna göre ise 489.660,52 + KDV = 577.799,41 TL olup aradaki fark metrajdan kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında metraj konusunda ihtilâf bulunduğundan konusunda uzman üç kişilik bilikişi kurulundan gerekirse mahallinde keşif yapılarak ve asıl iş sahibi idare ile dava dışı ana yüklenici arasındaki hakedişlerden de yararlanarak metrajın saptanması ve işin fesih kesin hesabı çıkarılarak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. İtiraz edilen tespit raporu benimsenerek davanın sonuçlandırılması doğru değildir.
Sözleşmenin 2.5 ve 7.4. maddelerine göre davalı taşeron taahhüt ettiği makine ve ekipmanları işyerinde bulundurmakla yükümlüdür, yine sözleşmenin 12.1 maddesinde davacı alt yüklenicinin tazminat, hak mahrumiyeti vs. tediyeler yapmadan sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı bulunduğu ve bu durumda davalı taşeronun hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunmayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre davalı taşeronun feshe bağlı zararlarını talep hakkı bulunmadığından mahkemenin davalının fesihle ilgili uğradığını iddia ettiği zararla ilgili 173.000,00 TL’lik alacak talebininin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Diğer bir uyuşmazlık ödemelere ilişkindir. Davalı taşeron 18.04.2007 tarihli makbuzla yapılan 1.000,00 TL ve 22.05.2007 tarihli makbuzla yapılan 6.000,00 TL’lik ödemelere karşı çıkmıştır. Makbuzları davalı şirket adına … imzalamıştır. Bu kişinin davalı şirket çalışanı ya da temsilcisi olup olmadığı, davalı adına başka tahsilatlar yapıp yapmadığı, tahsil edilen paranın davalı defterlerine aktarılıp aktarılmadığı araştırılmamıştır. Bu husus araştırılıp adı geçenin davalı çalışanı olmadığı, davalı adına para tahsil yetkisinin bulunmadığı ve paranın davalı hesabına da aktarılmadığı anlaşılırsa bu defa ispat yükü davacıya geçeceğinden bu ödemelerle ilgili davacının davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılması, davalının yemini edâ edip etmemesine göre bu ödemenin değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece konusunda uzman 2 teknik ve yorumda yardımcı olmak üzere bir hukukçudan oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle dava dışı idare ve asıl yükleniciden yapılan işle ilgili hakedişler ve metrajlara ait belgeler getirtilerek ve mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davalı taşeronun hakettiği proje kapsamı ve davacıların yararına ise proje dışı imalât miktarları ve bedelinin hesaplattırılması ve yine taraf defterleri üzerinde gerek sözleşme kapsamındaki işler, gerekse sözleşme dışı makine kira bedelleri ve …’a yapılan toplam 7.000,00 TL’lik ödeme ile ilgili BK’nın 32 ve 38. maddeleri uyarınca yetkili temsilciye yapılan ödeme olup olmadığı icazet verilip verilmediği ve bu şahsın yaptığı başka tahsilat işlemlerinin benimsenip benimsenmediği de incelettirilip, bu şahsın davalının yetkilisi olmadığı gibi yaptığı işlemlere icazet de verilmediği ve benimsenmediğinin saptanması halinde toplam 7.000,00 TL’lik ödemeyle ilgili davacının davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.