YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4641
KARAR NO : 2010/6505
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat … Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı dava dilekçesinde davalıya ait 2 ayrı binadaki inşaatın ikmâlini 1991 ve 1993 yılarında yapılan şifahi anlaşma ile üstlendiğini, 2003 yılında yaptırılan tespitte yapılan tüm imalâtın bedelinin 179.157,00 TL olarak belirlendiğini, davalının oğlu ve damadı aracılığıyla 29.000,00 TL ödeme yaptığını belirterek bakiye 150.000,00 TL alacaktan şimdilik 25.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde akdî ilişkiyi kabul ederek davacıya banka havalesiyle ve elden yapılan ödemelerle tüm iş bedelinin ödendiğini, borç bulunmadığını iddia etmiş, davacı bu beyana karşı yapılan ödemelerin bir kısmının davalının dava dışı kızına ait dükkanın da yapılan işler karşılığı ve davalının dava dışı oğluna yapılan arsa satışı karşılığı yapıldığını belirtmiştir. Davacı yapılan ve mahkemece kabul edilen toplam ödemeleri kabul ettiğine göre bunların dava konusu sözleşme uyarınca yapıldığını ispatlamak zorundadır. Bu konuda yazılı belge sunulmamış ise de dava dilekçesinde “her çeşit kanıt” denilmek suretiyle yemin deliline de dayanılmış olduğundan mahkemece davacıya ödemelerin sözleşme kapsamındaki işler nedeniyle yapıldığı konusunda davalıya yemin teklifi hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden lehine vekâlet ücreti tayinine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.