Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/5144 E. 2009/6373 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5144
KARAR NO : 2009/6373
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili Avukat …….. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalının taahhüdündeki “Koç Üniversitesi Rumelifeneri İnşaatının” mermer kaplama işlerinin yapımı 3 ayrı “Altyüklenici Sözleşmesi” ile üstlenmiştir. Yanlar arasındaki bu sözleşmeler uyuşmazlık konusu değildir. Dava kur farkının tahsili istemiyle açılmış, mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yerel mahkemece verilen 2003/1416 Esas-2005/825 Karar sayılı önceki kararı Daire’mizin 2006/2059 Esas, 2007/4575 Karar sayılı ilâmı ile bozulmuş ve bozma ilâmına mahkemece uyulmuştur. Bozma ilâmının (2.) bendinde aynen: “Davalı iş sahibi taraflar arasındaki 31.10.2000 tarihli protokol uyarınca yurtdışından malzemeleri ithal ettiğini ve
faturalarla davacı yükleniciye devrettiğini ileri sürmüştür. Gerçekten tarafların imzasını içeren 31.10.2000 tarihli protokolde taraflar arasındaki sözleşmelerdeki keşif miktarlarında proje revizyonlarından dolayı artışlar meydana geldiği, bu nedenle sözleşme gereği alt yükleniciye (davacıya) avans verilmesi yerine malzemenin davalı tarafından getirilip, fatura üzerinden davacıya aynen dekont edilmesine karar verildiği yazılıdır. Davacı yüklenici de bu malzemelerin iş sahibi tarafından yurtdışından ithal edildiğini, bedellerinin hakedişlerinden kesildiğini beyan etmiştir. İş sahibi tarafından ithal edilip yükleniciye teslim edilen malzemelerin faturaları 31.10.2000 ve 31.12.2000 tarihlerini taşımaktadır. Bu malzemeler işte kullanılmışsa ve hakedişler kapsamında yeralmışsa davacı yüklenici hakediş kapsamında yeralan bu malzemeler yönünden kur farkı isteminde bulunamaz” açıklamasına yer verilerek, bozma sebebi olarak gösterilmiştir.
Yargıtay bozma ilâmına mahkemece uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Oysa, 09.05.1960 gün ve 21/9 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere; bir mahkemenin Yargıtay Daire’since verilen bozma kararına uyması halinde kendisi için o kararda belirtilen şekilde inceleme yaparak yine o kararda belirtilen hukuksal esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü ortaya çıkar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu durum, mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Usuli kazanılmış hakkın zedelenmemesi için bozmada işaret edilen hususların noksansız olarak yerine getirilmesi gerekir. Nevar ki; mahkeme, az yukarıda açıklanan bozma ilâmında işaret edilen hususları noksansız olarak yerine getirmemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu, faturalara konu malzemelerin hakedişler kapsamında yer alıp almadığı ile ilgili bozma ilâmına uygun, Yargıtay denetimine elverişli açıklamaları içermemektedir. Davalı vekilince ibraz edilen, 31.10.2000 ve 31.12.2000 tarihli faturalar ve ekleri, yurtdışından yapılan ithalata ilişkin belgeler, malzeme listeleri incelenerek ithal edilen malzemelerin yüklenici tarafından yapılan işte kullanılıp kullanılmadığı, malzemelerin ne kadarının hakedişler kapsamında yeraldığı açıklanmış değildir.
Daire’mizce verilen ve sayısı belirtilen bozma ilâmına uyulduğuna göre; bozma ilâmı gereğince inceleme yapılmalı ve iş sahibi tarafından ithal edilen ve 31.10.2000 ve 31.12.2000 tarihli faturalara konu oluşturan malzemelerin yüklenicinin yaptığı işte kullanılıp kullanılmadığı ve hakedişler kapsamında yeralıp yeralmadığı, hakediş kapsamında yeralan malzemeler yönünden davacının kur farkı isteminde bulunamayacağı dikkate alınmalıdır. Bunun için mahkemece, konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir teknik bilirkişi kurulundan, bozma ilâmında yeralan ve yukarıda açıklanan konularla ilgili rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.