YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5195
KARAR NO : 2010/6568
KARAR TARİHİ : 01.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, sözleşmenin haksız fesih nedeniyle yapılan kesintilerin, ödenmeyen hakediş bedeli, 5 nolu hakedişte dikkate alınmayan eskalasyon farkı ile irad kaydedilen kesin teminat mektubu bedelinin istirdadına ilişkindir. Mahkemece, ıslahla attırılan miktar dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında imzalanan sözleşme 06.03.2003 tarihli sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 40. maddesinde, geçici hakedişlere itiraz usulü gösterilmiştir. Şartnamenin bu hükmü HUMK’nın 287. maddesince delil sözleşmesi niteliğinde olup, görevi gereği mahkemelerce re’sen gözetilmelidir. İlk alınan bilirkişi kurulunun birinci ve ikinci ek raporlarında davacı yüklenicinin, yapılan kesin hakedişe göre davalı idareye 31.217,08 TL borçlu bulunduğu belirtilmiş, davacının itirazı üzerine yeniden oluşturulan ikinci bilirkişi kurulu raporu ve ek raporunda, davacının kesin hesaptan 67.580,57 TL, 5 nolu hakedişten 21.406,25 TL olmak üzere toplam 88.986,83 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiş, mahkemece irad kaydedilen teminat miktarı 24.000,00 TL’de eklenerek toplam 112.986,83 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Her iki bilirkişi kurulu raporunda davacının istemekte haklı olduğu bedel konusunda çok büyük fark olup, yüklenici lehine alacak hesaplayan ikinci bilirkişi kurulu rapor ve ek raporunda bu farklılığın nedeni açıklanmadığı gibi mahkemece çelişkiye rağmen ikinci bilirkişi kurulu raporuna itibar edilme nedeni de denetime elverişli olarak açıklanmamıştır. HUMK’nın 284. maddesince, gerçeğin daha iyi ortaya çıkması için, mahkeme, önceki veya yeniden belirleyeceği bilirkişiler vasıtasıyla tekrar inceleme yapılabilir. O halde fesih tarihine kadar yapılan tüm ara hakedişler ve varsa itiraz dilekçeleri, davalı iş sahibi idareden celbedilerek yeniden oluşturulucak konusunda uzman ikisi teknik ve yorumda yardımcı olmak üzere bir hukukçudan oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan kesinti ve eksik ödemelerin yapıldığı hakedişlere, gerek düzenleme, gerekse düzeltme yapılması durumunda ödeme tarihinden itibaren süresi içinde şartnameye uygun ihtirazi kayıt konulup konulmadığı ve itiraz dilekçesi verilip verilmediği de gözönünde tutularak önceki bilirkişi raporlarından ayrılma ya da katılma nedenlerini de gösterir, denetime elverişli, itirazları cevaplayan, çelişkiyi giderecek biçimde davacının eskalasyon farkından, teminat mektubu bedelinden, hakedişlerden yapılan kesintilerden ve 6 nolu hakediş bedelinden alacağı olup olmadığı ve miktarı konusunda rapor alınıp değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlundırılması gerekirken ikinci bilirkişi raporuna itibarla kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
3-Dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş, davalının iddianın genişletilmesi niteliğindeki karşı çıkması sebebiyle ilk dava dilekçesinde talep edilen alacak için faize hükmedilmemiş olması yerinde ise de ıslah dilekçesi ile arttırılan kısım yönünden faiz talep edilmesinde ve faize hükmedilmesinde yasal engel bulunmadığından ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden faiz yürütülmesi yerine bu istemin reddedilmesi de kabul şekli bakımından yanlıştır.
Karar belirtilen sebeplerle taraflar yararına bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca kabulüyle hükmün 2. bent gereğince davalı, 3. bent gereğince davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.