YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5227
KARAR NO : 2010/6670
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekili ile davalı şirket vekilinin tüm; davalı … vekilinin ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, davacı şirketin davalılardan …’nun sahibi olduğu “… No:97 Gaziemir-İzmir” adresindeki işyerine elektrik tesisatını kurduğunu ve başka bir dükkanın da elektrik işlerini yaptığını; faturaların ise, davalı şirkete kesilmesinin istendiğini; KDV dahil 23.438,98 TL iş bedelinin 5.889,88 TL kısmının ödendiğini ileri sürerek 17.549,10 TL alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Cevap dilekçesinde davalılar vekili, sözlü sözleşmenin davacı şirketin temsilcisi … ile davalılardan … arasında yapıldığını ve dolayısıyla davacı şirketin aktif dava ehliyetinin; davalı şirketin ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunduğu halde; yargılama aşamasındaki savunmalarında ve temyiz dilekçesinde davalı vekili, …’nun pasif husumet ehliyetine haiz olmadığını açıklamıştır. Mahkemece her iki davalının pasif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilerek haklarındaki dava kısmen kabul edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 540 ve 542. maddeleri hükümleri uyarınca, davalı şirketi davalı … temsile yetkilidir. İş bedelini gösterir fatura davalı şirket muhatap alınarak keşide olunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 32. maddesi hükmü gereğince, yetkili temsilci tarafından bir kimse adına yapılan sözleşmenin alacak ve borçları o kimseye geçer. Davacı ve davalı şirket arasındaki akdî ilişki, yetkili temsilcilerince kurulmuş olup; bu akdî ilişki, niteliğince Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımlandığı üzere, bir eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici, davalı şirket ise iş sahibidir.
Davada taraf ehliyeti dava koşulu olup; yargılamanın her aşamasında mahkemece, doğrudan gözetilir. Davacı sıfatıyla dava açan bir kimsenin dava konusu hak üzerinde tasarruf yetkisi varsa, o kimse gerçek anlamda taraf sıfatını taşır ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetine sahiptir. Bu hukuksal nedenle, davacı şirket aktif husumet ehliyetine sahip ise de, davalılardan …’nun pasif husumet ehliyeti yoktur, çünkü bir sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kimse hakkında dava açılabilir. Davalı …’in sorumluluğunu gerektirir başkaca bir hukuksal neden de bulunmadığı anlaşıldığından, bu davalı hakkındaki davanın pasif husumet nedeniyle reddi gerekirken yazılı gerekçelerle mahkemece davadan sorumlu tutulması doğru olmamış ve kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı şirket ile davalı şirketin tüm, davalı …’nun sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı …’in diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan, bakiye 29,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Üstün Fırça San.Tic.Ltd.Şti.den alınmasına, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.