Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/5419 E. 2010/7153 K. 22.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5419
KARAR NO : 2010/7153
KARAR TARİHİ : 22.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Asıl ve birleşen dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve kira kaybının tahsili istemiyle açılmış, davalılar reddini savunmuş, birleşen davalarında yapılan ödeme ile fazla imalât bedelinin tahsilini istemişlerdir. Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 07.04.1995 günlü asıl, 12.05.1996 tarihli ek sözleşmeler ile 25.05.2000 tarihli süre uzatım protokolü uyarınca yapımı kararlaştırılan inşaatın verilen ek süreye göre 31.12.2002 tarihinde teslimi kararlaştırılmıştır. Asıl ve birleşen davada onyedi adet bağımsız bölümün bu sürede teslim edilmediğinden bahisle cezai şart ve kira alacağının tahsili istenmektedir. Sözleşmede aksine hüküm bulunmadığından ve cezai şartı aşan zarar da kanıtlanmadığından arsa sahibinin kira isteminin reddine ilişkin karar doğrudur. Nevar ki dokuz dairenin %99 seviyede tamamlandığı gerekçesiyle bunlara ilişkin cezai şart isteminin de reddine karar verilmiştir. Oysa asıl sözleşmenin D maddesinin 10. bendinde dairelerin yapı kullanımları alındıktan sonra arsa sahiplerine teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Dosyaya sunulan 30.09.2003 ve 13.11.2003 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin arsa sahibi dairelerine ait olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Yüklenici 04.03.2003 tarihli ihtarla arsa sahibini dairelerini alması konusunda uyarmış ise de iskân raporları alınmadan teslime zorlanamayacağından arsa sahibinin alacaklı temerrüdüne düştüğü kabul edilemez. Öte yandan birleşen davada yüklenicilerin fazla imalât gerçekleştirdiği saptanmış, ancak bu fazlalığın inşaat yapım süresine etkisi gözetilmeden gecikme tazminatı hesaplanmıştır. Tüm bu nedenlerle mahkemece yapılması gereken iş, arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin iskânının alınıp alınmadığı, alınmış ise hangi tarihte iskân raporunun alındığını araştırmak, yüklenicinin fazla imalâtının inşaat yapım süresine etkisini bilirkişiden ek rapor alınarak hesaplatmak, bu süreyi teslimi gereken 31.12.2002 tarihine eklemek, böylece bulunacak teslim tarihi ile iskân tarihleri (asıl ve birleşen dava tarihlerini aşmamak üzere) arasındaki dönem için cezai şartı hesaplatmak ve her iki davada talep edilen miktara göre ayrı ayrı hüküm kurmaktan ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile ve asıl ve birleşen davada tek hüküm kurularak asıl dava tarihinden faiz başlatılması usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 22.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.