YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5473
KARAR NO : 2010/6639
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Asıl dava sözleşmenin feshi, birleşen dava ise menfi tesbit ve istirdat istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkeme reddine karar verilen 2006/95 Esas sayılı birleştirilen davada; davacı ile Site Ltd. Şti. arasında düzenlenen 01.04.2005 günlü sözleşme ile davacının yükleniminde olan Ardahan/Göle Toplu Konut Alanı 96 adet Konut ile Ada İçi Altyapı Çevre Düzenleme ve Genel Altyapı İnşaatı işinde kapı kasa ve kanadı, mutfak laminant tezgah üstü, mutfak alt ve üst dolabı yapım işlerinin Site Ltd. Şti.’ne verildiği, imalâtın en geç 31.07.2005 tarihinde teslimi gerekirken kısmi teslimat yapıldığı, onun da sözleşmeye aykırı olduğu, gönderilen ihtarnameye rağmen eksik işlerin tamamlanmadığı, anlaşma gereği Site Ltd. Şti.’ne verilen diğer çekler ödenmekle beraber 30.12.2005 tarihli ve 22.000,00 TL bedelli çekin işler yarım bırakıldığı için ödenmediği, buna rağmen Site Ltd. Şti.’nce bedelsiz kalan çekin davalı …’a ciro edildiği ve onun tarafından da tahsili için icra takibine başlandığı ifade edilerek davacının anılan çekten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile çek iptâline karar verilmesi talep edilmiştir.
İncelenen Ankara 14. İcra Müdürlüğü’nün 2006/449 Esas sayılı takip dosyasında çek hamili davalı …’ın 25.01.2006 tarihinde davacı aleyhine çek bedelinin fer’ileriyle birlikte tahsili için icra takibi başlattığı, alacaklı vekilinin 20.10.2006 tarihinde takip dosyasına alacağı haricen tahsil ettiklerini bildirerek harçlarını yatırdığı, davanın bu suretle İİK’nın 72/VI. maddesi uyarınca kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Davacı ile dava dışı Site Ltd. Şti. arasında BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu çekişmesizdir. Davacı yüklenici, dava dışı Site Ltd. Şti. ise taşerondur. Birleştirilen dava, bu sözleşme ilişkisi nedeniyle taşerona verilen 30.12.2005 günlü ve 22.000,00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olunmadığının tesbitine ve çekin iptâline ilişkindir. Ancak dava taşerona karşı değil iyiniyetli olmadığı ileri sürülen çek hamiline karşı açılmıştır.
Mahkemece, her ne kadar dava konusu çekin bedelsiz kalıp kalmadığı anlaşılamamış ise de, davalının çeki bedelsiz olduğunu bile bile devraldığı kanıtlanamadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir. Oysa davacı iddiasını diğer delillerle ispatlayamamış ise de dava dilekçesinin “deliller” kısmında “vs. ilgili deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunmaktadır. Bu itibarla davacının, davalıya, çekin bedelsiz olduğunu bildiği halde ciro yoluyla devralıp devralmadığı hakkında yemin teklif hakkının hatırlatılması zorunludur. Nevar ki, davacıya bu hakkı hatırlatılmadan önce çekin bedelsiz kalıp kalmadığının araştırılması gerekmektedir. Ancak yargılama sırasında bu husus açıklığa kavuşturulabilmiş değildir.
Şu halde mahkemece yapılacak iş; özellikle davacı yanca yaptırılan Göle Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/22 D.İş sayılı delil tesbiti dosyası kapsamı da nazara alınarak ve gerekirse talimat yoluyla keşif de yaptırılarak işin uzmanı bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan rapor alınıp taşeronun 01.04.2005 günlü sözleşme kapsamında yaptığı imalâttan dolayı hakettiği iş bedelinin tesbit ettirilmesi ve bulunacak iş bedeli ile taşerona yapılan ödemelerin mukayese edilmesi, bu mukayese sonucunda dava konusu çekin kısmen veya tamamen karşılıksız kaldığının anlaşılması halinde, davacıya yukarıda izah edildiği şekilde davalıya yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi olmalıdır.
Değinilen yönler nazara alınmaksızın birleşen davanın eksik inceleme ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.