Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/555 E. 2010/354 K. 28.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/555
KARAR NO : 2010/354
KARAR TARİHİ : 28.01.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı … İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat … …. Davalı-k.davacı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı-k.davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, fazla iş bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinin iş sahibi kooperatifin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâlini, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatı, kooperatif tarafından açılan birleşen dava ise eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedelleri ile ödenen sigorta primlerinin tahsili istemleri ile açılmış, mahkemece davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici şirket ile davalı ve birleşen davanın davacısı iş sahibi kooperatif ayrı ayrı açtıkları davalarda yukarıda açıklanan istemlerde bulunmuşlardır. Taraflarca açılan davalar birleştirilmiş olsa dahi müstakil dava olmak niteliklerini korurlar. Bu nedenle her iki tarafın davaları hakkında toplanan delillere göre değerlendirme yapılıp ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, mahsup suretiyle sonuca varılıp, yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamıştır.
3-Birleştirilmesine karar verilen Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/284 Esas sayılı dava dosyasına verdiği cevap dilekçesinde yüklenici şirket vekili prim borcunun 21.844,00 TL olduğunu kabul etmiştir. Yüklenici şirket vekili tarafından kabul edilen sigorta prim borcunun ödendiğine ilişkin yüklenici şirket tarafından herhangi bir belge konulmamıştır. Birleşen dosya davalısı yüklenici şirket vekili kabul ettiği sigorta prim borcunun kendilerine ödendiği beyanında da bulunmamıştır. Bu durumda iş sahibi kooperatif tarafından açılan birleşen dava yönünden yüklenici şirketin sigorta prim borcunun 21.844,00 TL olarak kabulü gerekirken bilirkişi raporundaki 6.860,00 TL’nin esas alınması suretiyle hüküm oluşturulması da hatalı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın taraflar yararına, 3. bent uyarınca kararın iş sahibi kooperatif yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin kooperatiften alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan yüklenici şirkete verilmesine, iş sahibi kooperatif Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.