YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5674
KARAR NO : 2010/6731
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, vekâletsiz işgörme hükümleri uyarınca gerçekleştirilen imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalının cevap dilekçesinde aidat, elektrik ve su faturaları ile ödenmeyen kira alacaklarına ilişkin yasal yollara başvuru hakkını saklı tutmuş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalıya ait kaba inşaat seviyesindeki evin tadilat, tamirat ve çevre düzenlemesi işlerini yaptığını ileri sürmektedir. Yanlar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı sözkonusu imalâtların sözlü olarak akdedilen eser sözleşmesi nedeniyle yaptığını da ileri sürmemiştir. Bu halde yanlar arasında BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmadığından davacı davalının inşaatında gerçekleştirdiği imalâtların bedelini BK’nın 410 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekâletsiz işgörme hükümlerine göre talep edebilir. BK’nın 413. maddesi hükmünce yapılan işin iş sahibinin menfaati için yapılmış olması halinde yapan kimse hal icabına göre zaruri ve faydalı bulunan tüm masrafları faiziyle birlikte talep edebilir. Dairemizin yerleşik içtihat ve uygulamalarına göre vekâletsiz işgörme halinde yapılan imalâtların iş sahibinin yararına olması durumunda işin yapanın işin yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelini isteyebileceği kabul edilmektedir. Davalı yanca imalâtların faydalı olmadığı bir kısım imalâtların proje ve imara aykırı bulunduğu savunulmasına rağmen bu savunma araştırılmamış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda imalâtların bedeli dava tarihi itibariyle ve bayındırlık birim fiyatlarına göre belirlenmiştir. Davalı temyiz dilekçesinden saklı tuttuğu fazlaya ilişkin hak nedeniyle aynı mahkemenin 2009/132 Esasında kayıtlı ek dava açıldığı da anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece öncelikle aynı ilişki sebebiyle açıldığı ileri sürülen ek dava dosyası celp edilip irtibatlı olduğunun anlaşılması halinde HUMK’nın 45. maddesi gereğince bu dava ile birleştirilmesi, hükme esas raporu veren bilirkişi kurulundan gerekirse mahallinde yeniden keşif de yapılmak suretiyle davacı tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülüp kanıtlanan imalâtların tasdikli projesi, ruhsatı ve imara uygun bulunup bulunmadığı, yapılan işlerin davalı bina sahibinin yararına olup olmadığı, yararına ise bunların gerçekleştirildiği davacı tarafından da kabul edilen 1999 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre bedelinin hesaplattırılması imar ve projeye aykırı imalâtlar mevcut olup da bunların giderilmesi ve yasal hale getirilmesinin mümkün bulunması halinde davacıya bu konuda yetki ve süre verilip yasal hale getirilmesinin sağlanması, imar ve projeye aykırılığın giderilmesi ve eski hale getirilmesinin mümkün olmaması durumunda bu aykırılıkların giderilme bedellerinin de hesaplattırılıp gerçekleştirilen imalât bedelinden düşüldükten sonra kalan davacı alacağına hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu davanın aynen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.