YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5863
KARAR NO : 2010/7159
KARAR TARİHİ : 22.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece verilen red kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgelere göre davacı iş sahibince 08.05.1985 tarihinde yapılan ihale sonucu davalının Şarköy İlçesi Hoşköy Kasabası İlkokulu inşaatını yüklendiği, inşa edilen okulun 17.08.1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu hasara uğradığı ve daha sonra yapılan teknik incelemeler doğrultusunda yıkılmak zorunda kalındığı ve yeniden inşaa edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, davalının okul inşaatını gereken teknik koşullara uygun yapmadığı için binanın yıkıldığını ileri sürerek uğradıkları zararın tazmini amacıyla mevcut davayı açmıştır.
Yargılama sırasında alınan 22.09.2003 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, okulun deprem sonucu kullanılamaz hale gelmesinde binanın projesi, inşaatı ve depremin etkili olduğu belirtilmekle beraber işin yapımı ile ilgili herhangi bir belge olmadığından kimin hangi oranda kusurlu olduğunun tesbit edilemeyeceği bildirilmiş, mahkemece de bu rapor esas alınarak davalının eylemi ile oluşan zarar arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa dosya içerisindeki deprem sonrası Trakya Üniversitesi, Çorlu Mühendislik Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü-Yapı Anabilim Dalı Öğretim üyelerince düzenlenen 08.10.1999 günlü “Deprem Hasarı Tesbit Raporu”nda okul binalarının o andaki yapısı ve durumu ile işin tekniğine aykırı imalâtların tesbit edildiği, yine Şarköy Asliye Ceza Mahkemesi’nde yüklenici hakkında açılan dava sırasında keşif yapılarak mimar bilirkişiden alınan 01.02.2001 günlü raporda, inşaatta yapılan hatalı imalâtlar tesbit edildikten sonra binada oluşan hasar her ne kadar deprem sonrası oluşmuşsa da bu tahribata depremin etkisinden çok yapım sırasındaki hataların neden olduğunun bildirildiği, aynı dosyada İ.T.Ü
İnşaat Fakültesi Öğretim üyesince verilen 18.04.2005 tarihli raporda ise, yüklenicinin okulu fen ve sanat kurallarına uygun inşa etmediği ifade edilerek davalının oluşan hasardan dolayı %70 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine ulaşıldığı anlaşılmaktadır. O halde mevcut ve çelişkili raporlarla yargılamanın sonlandırılması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, HUMK’nın 284. maddesi uyarınca konu hakkında uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulu marifetiyle yukarıda kısaca izah edilen tesbit ve bilirkişi raporları da değerlendirilerek davalı yüklenicinin gerçekleştirdiği okul inşaatında kusurunun olup olmadığı, kusuru varsa oranı ve bu doğrultuda dava tarihi itibariyle oluşan davacı zararı hesaplatılmalı ve sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır.
Değinildiği üzere dosyadaki raporların yetersiz ve çelişkili oldukları gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.