Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/5942 E. 2010/6504 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5942
KARAR NO : 2010/6504
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davacının temyiz dilekçesinin süresi içinde, davalının temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davada imalât bedelinden ödenmeyen 25.000,00 TL’nin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenmiş, mahkemece 25.000,00 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Davalı vekili Av. … tarafından verilen 25.09.2009 tarihli temyize cevap dilekçesinin 3’ncü bendinde kararın bozulması istenmiş, sonuç bölümünde ise onama talep edilmiştir. Bu istem temyiz niteliğinde görülse bile temyiz harcı yatırılmadığı gibi, temyiz defterine de kaydı yapılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; yanlar arasındaki uyuşmazlık BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. TTK kapsamında ticari iş olan inşaat işlerinde de tarafların sıfatına bakılmaksızın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi istenebilir. Çünkü Türk Ticaret Kanunu’nun 12/3 maddesi hükmü gereğince her çeşit imal veya inşa işleri veya mahiyetçe bunlara benzeyen işlerle uğraşmak üzere kurulan müesseseler ticarethane (ticari işletme) sayılır. Aynı Kanun’un 21/2 maddesinde taraflardan biri için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmelerin kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayılacağı öngörülmüştür. Bu nedenle taraflar tacir olmasalar bile inşaat sözleşmesinden doğan alacaklarda ticari işlerde uygulanan faiz oranında faiz talep edilebilir. Bu açıklamalardan sonra olaya dönüldüğünde davada reeskont faizi talep edilmiş olup işin ticari nitelikte bulunması nedeniyle bu oranda reeskont faizine hükmedilmesi gerekirken alacağa yasal faiz uygulanması yerinde olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Nevar ki düşülen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden hükmün HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2. bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının kabulüyle, mahkeme kararının hüküm fıkrasının üçüncü satırında bulunan (yasal faizi) kelimelerinin karardan çıkartılarak yerine (%23 ve değişen oranlarda reeskont faizi) ibaresinin konulmasına ve hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.