Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6164 E. 2010/846 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6164
KARAR NO : 2010/846
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … …. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak verilen kısmen kabul kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece verilen ilk kararda 84.842,97 TL bakiye iş bedelinin davalı iş sahibinden alınarak davacı yükleniciye ödenmesine karar verilmiş, anılan kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine davacı vekilinin bütün temyiz itirazları reddedilmiş, davalı vekilinin ileri sürdüğü temyiz itirazları yönünden ise talep olmadığı için yapı denetim bedeli ile proje ve mühendislik bedelinin hükmedilen bedele katılmasının HUMK’nın 74. maddesine aykırı olduğu belirtilerek taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından hareketle yapılan işlerin bedelinin BK’nın 366. maddesine uygun şekilde işlerin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması ve yapılan ödemelerin mahsubundan sonra varılacak sonuca göre uyuşmazlık hakkında bir sonuca varılması gerektiği bildirilerek onun yararına bozmaya hükmedilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulmakla lehine bozma yapılan davalı açısından usulî müktesep hak oluşmuştur. Bu itibarla öncelikle ilk kararda hükmedilen bedelden bozmada belirtilen yapı denetim, proje ve mühendislik bedeli indirildiğinde kalan 80.042,97 TL’yi aşan bir miktarda davalı aleyhine hüküm kurulamayacağı halde bu miktarı aşar ve usulî müktesep hakkı ihlâl eder şekilde 84.040,30 TL’nin tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bunun yanında hükmüne uyulan bozma ilâmında yapılan işlerin bedelinin BK’nın 366. maddesine göre yapıldıkları tarihteki serbest piyasa rayiçleri uyarınca hesaplanması gereğine değinilmişse de mahkemece bu doğrultuda bilirkişi kurulundan alınan 20.01.2009 günlü raporda yapılan hesabın hangi tarih itibariyle yapıldığı açıklanmamış anılan rapora karşı davalı vekilince yargılama sırasında açıkça bu yönden itirazlar ileri sürülmüş olmasına karşın itirazlar karşılanmadan ve bu husus açıklığa kavuşturulmadan yargılama sona erdirilmiştir. Bu itibarla uyulan bozma ilâmı gerekleri tam olarak yerine getirilmeden ve eksik incelemeyle karar verilmiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, yapılan iş bedellerini hesaplayan bilirkişilerden mümkünse ek rapor alınarak, mümkün değilse yeni bir bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak dava konusu işlerin yapıldıkları tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle bedellerinin tespit ettirilmesi, bu bedelden yapılan ödemelerin mahsubu ile bozmayla davalı lehine oluşan usulî müktesep hak dikkate alınarak bir sonuca ulaşılmasıdır.
Değinilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, kendisini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettirmeyen davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.