YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6211
KARAR NO : 2010/6700
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, parke taşı döşeme işinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle yapılan takibe vâki itirazın iptâline ilişkindir. Davalı parke döşeme işinin davacıya yaptırıldığını, bedelinin de ödendiğini, buna ilişkin ihale belgelerinin ve faturaların mevcut olduğunu, davaya konu faturalardaki işlerin yaptırılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Belediye kayıtlarına göre, 07.03.2003 tarihli onay belgesi ile karo döşeme işinin davacıya ihale edildiği, yapılan işler karşılığının 16.10.2002, 19.11.2002, 16.04.2003 tarihli faturalar ve bunlara ekli tahakkuk müzekkereleri ile ödendiği, 08.04.2003 tarihinde iş bitirme tutanağı yapılarak sözleşmenin sona erdiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı bundan sonra da iş yaptırıldığını belirterek 04.11.2003 tarihli ihale onay belgesi ve tahakkuk müzekkeresi ibraz etmiş ise de, Belediyeden alınan cevabi yazıda bunların kayıtlarında mevcut olmadığı bildirilmiştir. Davalı Belediye kamu kuruluşu olup ihalelerin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’na uygun yapılması zorunludur. Bu yönde bir ihale bulunmadığı gibi davalı, takibe konu faturaların mükerrer düzenlendiğini savunmuştur. Gerçekten ihale yapılmadan davacıya iş yaptırılmış ise, davacı yararına ve zorunlu olan imalâtın bedelini davacı, BK’nın 410 ve devamı maddeleri uyarınca davalıdan isteyebilir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, takip konusu faturaların Belediyece ödemesi yapılan faturalar kapsamındaki işle ilgili olup olmadığını uzman bilirkişi heyetiyle mahallinde incelenerek açıklığa kavuşturmak, mükerrer istemde bulunulduğu anlaşıldığında davayı reddetmek, bunların dışında iş yaptırıldığı anlaşıldığında, davacı tanığının malzemenin Belediyece karşılandığına ilişkin anlatımı da gözetilerek davalı yararına olan imalâtın yapıldığı tarihteki piyasa fiyatlarına göre bedelini hesaplatmak, BK’nın 53. maddesi uyarınca ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlayacağından devam eden ceza davasının sonucunu beklemek, yine ayrıca BK’nın 101. maddesi uyarınca davalının temerrüdü de araştırılarak sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir. Öte yandan davacı alacağı yargılama sonucu belirlenebildiğinden likid bir alacağın varlığından ve davalının itirazında haksız bulunduğundan sözedilemez. Böyle olunca davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kabulü de usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.