Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6213 E. 2010/6535 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6213
KARAR NO : 2010/6535
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık 14.02.2007 tarihli elektrik trafosu kurulmasına ilişkin sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi, davalının trafoyu kurmaması nedeniyle kuyusundan su çekmediğini ve 300 dönümlük arazisini sulayamadığını, arazisinden gerekli verimi alamadığını ileri sürerek, 21.940,00 TL tazminatın davalıdan tahsilatını istemiş, davalı davaya cevap vermemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan 14.02.2007 tarihli sözleşmeye temyiz aşamasında da karşı çıkılmamıştır. Davacıya ait kuyuya 100 kw’lik trafo ve 31 adet direkle hat çekilip, trafo ponosu kurularak ve 1 adet 40 Hp gücünde motor kullanılarak yapımı kararlaştırılmıştır. İşin 15.04.2007’de teslimi gerekirken teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece ziraat teknisyeni ve hukukçudan oluşan bilirkişilerden alınan raporla sonuca varılmıştır. Bu raporda toplam 6 adet parseldeki arazinin sulanamaması sebebiyle ürün kaybı oluştuğu kabul edilmiştir. Oysa ihtilâfın çözümü için öncelikle davacının ekili arazisinin saptanması sözleşmede yapımı kararlaştırılan trafo ile kaç dönüm arazinin ve kaç defa sulanabileceğinin belirlenmesi gerektiği gibi, tarlalar sulansa idi bu iş için davacının yapacağı harcamaların da miktarı saptanıp ürün kaybı zararından tenzili gereklidir. Bu nedenle mahkemece öncelikle davacıya ait arazinin miktarı kuyunun varsa ruhsatının ibraz ettirilip su kapasitesinin saptanması, bu kapasiteye göre kurulacak sistem ile kaç dönümlük arazinin sulanabileceği ve bunun için gerekli masrafın tutarı yeniden oluşturulacak bilirkişilerden alınacak raporla saptanıp sonuca varılmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.