Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6223 E. 2010/7369 K. 30.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6223
KARAR NO : 2010/7369
KARAR TARİHİ : 30.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen istisna (eser) sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacıların murisi yüklenici, davalılar iş sahibidir. Davada muris Fethi Uçkan’ın davalılara ait iş yerinde sabun imalâtı yaptığı sırada zehirlenerek vefat ettiğinden bahisle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istenmiştir. Davalılar cevaplarında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın istisna akdine dayalı olduğunu iş sözleşmesi bulunmadığını, istisna akdi nedeniyle sorumlulukları da olmadığından davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamasına, davalıların cevap dilekçesinde taraflar arasında istisna akdi bulunduğunu kabul etmiş olmalarına göre husumete yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacıların murisinin sabun imalâtı sırasında vefat ettiği, bu nedenle açılan ceza davasının derdest olduğu dosyadan anlaşılmaktadır. BK’nın 53. maddesince, hukuk hakimi ceza mahkemesine beraat kararıyla bağlı değil ise de mahkumiyete ilişkin kararıyla bağlıdır. Ancak ceza mahkemesinin kusurun takdiri ve zararın miktarı hususundaki kararı, hukuk hakimini bağlamaz. Bu nedenle mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden hükme varılması doğru olmamıştır. Öte yandan istisna akdinin ifası sırasında olay gerçekleştiğine göre işinin uzmanı sayılan yüklenici her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Bu husus onun özen borcunun sonucudur. Mahkemece Sosyal Güvenlik hükümlerine göre yaptırdığı bilirkişi incelemesi yeterli kabul edilemez.
O halde yapılması gereken iş, davacıların murisinin yüklenici olduğu gözetilerek işin ifası sırasında her türlü tedbiri alması gerektiğinden ve buna göre de tarafların olayın meydana gelmesindeki kusurları yeniden atanacak bilirkişiye incelettirmek, ceza davası sonucunu beklemek, buna göre davalıların kusuru oranında tazminat miktarı değerlendirilerek davayı sonuçlandırmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulüyle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 30.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.