Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6397 E. 2011/1978 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6397
KARAR NO : 2011/1978
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı … Dış Tic.A.Ş. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekilleri Avukat … ve Avukat … ile davalı-k.davacı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Davacı iş sahibi şirket vekili dava dilekçesinde, 19.10.1983 tarihli protokol başlıklı anlaşma uyarınca, 2.763,55 TL fason bedeli, 23192 ton demir cevheri teslimi ile 52.822,51 ton maden kömürü temini için ödenecek bedelin davalı tarafa ödenmesi karşılığı, 1985 yılında davacı şirkete teslimi gereken 87.642,46 ton kütük demirinin teslimine karar verilmesini, fazla hakların saklı tutulmasını istemiştir.
Davalı ve karşı davacı vekili dilekçesinde, davacı şirketin davasının yasal dayanağı bulunmadığından reddini, karşı davasında gerçek fason ücretinin tesbitini, ifası güç hale gelen sözleşme ve eklerinin feshine karar verilmesini, taraflar arasındaki muarazanın giderilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki 19.10.1983 tarihli protokol başlıklı sözleşmeye dayanılarak davacı şirket tarafından davalı tarafa karşı 1984 yılında teslim edilmesi gerekirken teslim edilmeyen kütük demirin teslimi istemi ile açılan davanın, Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’ndeki yargılaması sonucunda verilen kararların Yargıtay denetimi sırasında bozulduğu, bozma ilâmına karşı mahkemece kısmen direnilmesi üzerine dosyanın Hukuk Genel Kurulu’nda da görüşüldüğü, son olarak mahkemenin 17.07.2000 tarih, 2000/200 Esas, 2000/398 Karar sayılı
kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 08.07.2002 tarih 2002/4111 E., 2002/7216 K. sayılı ilâmı ile onanmasına karar verildiği, aynı Daire’nin 14.03.2003 gün 2003/1199 E. 2003/2321 K. sayılı ilâmı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verildiği, maddi hata yapıldığına ilişkin istemin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 14.05.2004 gün 2004/4987 E., 2004/5427 K. sayılı ilâmı ile reddedildiği, bu şekilde kararın kesinleştiği belirlenmiştir.
Bu davanın yargılamasına katılan mahkeme başkanı ve üyelerin davacı şirket tarafından reddedilmeleri üzerine Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nce dosya incelenmiş, red sebeplerinin bulunmaması nedeniyle 06.11.2006 günlü kararla davacı vekilinin reddi hakim isteminin reddine karar verilmiş, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 06.03.2007 günlü ilâmıyla Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin kararı onanmış olduğundan ve davaya bakmaktan çekinen başkan ve üyelerin çekinme gerekçeleri davacı tarafın reddi hakim isteminde bulunmuş olması olarak açıklandığından, çekinen başkan ve üyelerin davadan çekinmeleri için gerekli olan HUMK’nın 29. maddesindeki şartların bulunmadığı anlaşıldığı gibi, çekinme istemlerinin mahkemece incelenmemiş olması da sonuca etkili görülmeyip, gerekli denetim heyetimizce yapılarak, davacı şirketin usule yönelik bu temyiz sebebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 05.01.2001 tarih 2001/02 sayılı kararı ile tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine yönelik olarak, davalı TDÇİ’nin çıkarılacak devir bilançosu üzerinden tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte … Holding A.Ş. ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, bu karar 29.01.2008 gün 6987 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğinden, davada … Holding A.Ş.’nin davalı olarak yer almasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece daha önce kesinleşen dava dosyası içeriği,bu dosyada alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak, şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, KDV hariç 3.143,58 TL fason imalât bedelinin ödenmesi karşılığında şirkete teslim edilmeyen ve daha önce karar altına alınmayan 72.000,541 ton kütük demirin davalıdan alınarak davacı şirkete teslimine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket vekili, daha önce kesinleşen Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi dosyasına verdiği dava dilekçesinde, davalıya verilen 358.623,976 ton (yaş bazda) demir cevheri karşılığı teslimi gereken kütük demir miktarını 214.925,464 ton olarak açıklamıştır. Bilirkişi raporlarında davalının protokolde kararlaştırılan nitelikte maden kömürü kullanmadığı, protokolde kararlaştırılan %7.07’den daha az kül ihtiva eden maden kömürü kullanılması durumunda elde edilebilecek kütük demir miktarının 222.000,413 ton olacağı hesaplanmıştır. Elde edilebilecek bu kütük demir miktarı daha önce sonuçlanan ve kararı kesinleşen dosya içeriğine uygun olup, bu miktar yönünden kesinleşen karar kesin hüküm niteliğindedir.
Davacı vekili dava dilekçesinde kendilerince teslim edilmeyen demir cevheri miktarı ile bedeli ödenmeyen maden kömürü miktarını açıkladığına ve bunların davalıya teslim edilmediği davacı şirketçe de kabul edildiğine göre, mahkemenin davacının teslim etmediği demir cevheri ve ödemediği maden kömürü alım bedelinin teslimi ve ödenmesi karşılığında kütük demir imalîni istemesinin anlaşma şartlarına göre mümkün olmadığına karar vermesinde ve buna göre 222.000,413 ton üzerinden uyuşmazlığı çözmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 825,00’er TL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 9,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-k.davalı … Dış Tic.A.Ş.’den, bakiye 84.541,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-k.davacı … Holding A.Ş.’den alınmasına, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.