YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6407
KARAR NO : 2010/830
KARAR TARİHİ : 15.02.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince teslim edilmeyen dairelerin bedelinin tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı zamanaşımı def’inde bulunmuş, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan biçimine uygun 26.03.1990 tarihli sözleşmede, davalının yapacağı inşaattan 20 adet dairenin davacılara verilmesi kararlaştırılmıştır. Ancak davalı yükümlülüğünü süresinde ifa etmediğinden, davacılar tarafından aynı mahkemenin 2001/156 Esas sayılı dosyasında açılan davada, 20 adet dairenin aynen teslimi ve adlarına tescili, olmadığı takdirde bedelinin, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak tahsili talep edilmiş, mahkemece, sözleşme uyarınca davalının edimlerini yerine getirmediği anlaşıldığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar derecaattan geçmek suretiyle 17.03.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Görülüyor ki, davacı arsa sahiplerinin açılan bu davada öncelikli istemleri sözleşmenin aynen ifasına da ilişkindir. Yapılan yargılamada aynen ifa mümkün görülmeyerek, tazminat ödenmesi kabul edilmiştir. Bu nedenle davacılar, anılan kararın kesinleşmesi ile aynen teslimin mümkün olmadığını öğrenmiş olduklarından BK’nın 126/IV maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresi, 17.03.2008 tarihinde başlar. Bu nedenle davalının zamanaşımı def’inin reddiyle uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekir. Hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacılara verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 15.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.