YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6495
KARAR NO : 2010/289
KARAR TARİHİ : 27.01.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalıların Yalova 4. Noterliğinde keşide ettikleri 28.05.2007 gün ve 5258 yevmiye nolu cevabi ihtarnamede, bedelin mutabakat neticesinde tamamen ödendiğine dair beyanı karşısında davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Yanlar arasında bedelin kararlaştırıldığı yazılı sözleşme bulunmadığı gibi bedel konusunda mutabakat da bulunmamaktadır. Davacı yüklenici 22.05.2007 ve 19.06.2007 tarihli ihtarlarda bir kısım imalâtları 2006 yılında bir kısmını da 2007 yılında yaptığını beyan ve kabul etmiştir. Ayrıca 22.05.2007 tarihli ihtarında 2.100,00 TL çek, 400,00 TL ve 100,00 TL nakit olmak üzere toplam 2.600,00 TL ödendiğini de belirtmiştir. BK’nın 366. maddesi uyarınca iş bedelinin kararlaştırılmadığı ya da tarafların bedelde anlaşamamaları halinde bedelin işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre saptanması gerekir.
Bu durumda mahkemece hükme esas raporu veren bilirkişiden alınacak ek raporla, davacının ihtarnamelerdeki kabulüne göre 2006 ve 2007 yıllarında gerçekleştirdiği imalâtların yapıldıkları yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedellerinin hesaplattırılarak bulunacak miktardan davacının 22.05.2007 günlü ihtarında kabul ettiği toplam 2.600,00 TL ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden itirazın iptâline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
3-Davalı …’in temyiz itirazlarına gelince;
Az yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi iddia edilen imalâtlarında davalı şirketin iş yerinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı … şirket yetkilisi olup onun sözleşmeye iş sahibi, borçlu ya da kefil olarak katıldığı da ileri sürülüp kanıtlanmamıştır. Bu halde sözleşmede taraf olmayan şirket yetkilisine husumet yöneltilemeyeceğinden davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yerine onun hakkındaki davanın da kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle davalı şirketin diğer temyiz itirazlarının reddine, diğer bentler uyarınca davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. bent uyarınca davalı şirket, 3. bent gereğince de bu davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.