YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6504
KARAR NO : 2010/7335
KARAR TARİHİ : 29.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, yanlar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak açılmış olup, sözleşme nedeniyle BK’nın 97. maddesine göre ifaya izin verilmesi ve sözleşmeden kaynaklanan cezai şartların ve uğranılan zararların tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece “nama ifaya izin verilmesi talebinin kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalının yükleniminde olan noksan işlerin yapılması için davacıya yetki verilmesine ve 2.150,00 TL kira alacağının davalıdan alınmasına” karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı ve dava dışı arsa sahibi Mehmet Yiğit ile davalı yüklenici şirket arasında Ankara 7. Noterliği’nce doğrudan düzenlenen 05.12.2001 tarih ve 18183 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmıştır. Davacı arsa sahibi yüklenicinin edimini süresinde yerine getirmediğini, dava konusu taşınmazda eksiklikler bulunduğunu ve davalı yüklenici tarafından bu eksikliklerin tamamlanmadığını ileri sürerek “BK’nın 97. maddesi uyarınca ifaya izin verilmesini ve uğradığı zararlar ile sözleşmeden kaynaklanan cezai şartların tazminini”talep etmiştir.
Yüklenici sözleşme ile üstlendiği edimini eksiksiz ve İmar Yasası’na uygun biçimde yerine getirmek zorundadır. Yüklenicinin edimini yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi halinde masrafı yükleniciye ait olmak üzere bu eksikliklerin giderilmesine izin verilmesi arsa sahiplerince BK’nın 97. maddesi uyarınca mahkemeden talep edilebilir. Gerçekten BK’nın 97. maddesi gereğince, bir şeyin yapılmasına müteallik borç, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı masrafı borçluya ait olmak üzere borcun kendisi tarafından bizzat veya üçüncü kişiler aracılığıyla ifasına izin verilmesini istemek hakkına sahiptir. 05.12.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 3. sayfasındaki “Müteahhite verilecek satış yetkisi başlıklı hükmüne göre, yüklenicinin sözleşme uyarınca hakettiği son bağımsız bölümün tapusu yükleniciye yapının iskan raporu alındıktan sonra devredilecektir. Başka bir değişle, yapının genel iskanını alma işi yüklenici davalıya aittir.
Dosya kapsamına göre, davalı yüklenicinin inşaatı kararlaştırılan sürede bitirmediği, binanın iskan raporunu almadığı, bu suretle temerrüde düştüğü sabittir. Bu nedenle davacı arsa sahibi BK’nın 97. maddesi uyarınca inşaatın kalan kısmının, giderleri yükleniciye ait olmak üzere, kendisi tarafından tamamlanmasına izin verilmesini isteyebilir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 05.01.2008 tarihli asıl ve 18.06.2009 tarihli ek bilirkişi raporlarına göre, inşaatta eksiklikler bulunduğu ve bu eksikliklerin bedelinin 17.035.00 TL olduğu saptanmıştır. Davalı yüklenici gerek bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesinde ve gerekse temyiz dilekçesinde, keşif sırasında belirlenen noksanlıkların ikmâl edildiğini, ortada “sözleşmeye aykırı bir durum ya da eksiklik kalmadığını” ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece mahallinde yeniden uzman bilirkişi yardımıyla keşif yapılarak, eksik ve kusurlu işlerin olup olmadığının araştırılması, -varsa- eksik ve kusurlu işlerin neler olduğunun ve bunların giderilmesi masraflarının teker teker saptanması ve hüküm fıkrasında gösterilmek suretiyle, bu işlerin masrafı davalıya ait olmak üzere, davacı arsa sahibi tarafından yapılmasına izin verilmesi, böylece infaza olanaklı hüküm tesis edilmesi gerekir. Zira, mahkemece nama ifaya izin talebi kabul edildiğinde, kurulacak hükümde yapılacak iş kalemleri ve bunların muhtemel yapım giderleri gösterilmelidir.
Bütün bu hususlar üzerinde durulmadan, davacının nama ifaya izin talebi kabul edildiği halde, iznin hangi eksiklikler için verildiği ve bunların avans niteliğindeki tamamlama giderlerinin ne olduğu hüküm yerinde tek tek açıklanıp gösterilmeden HUMK’nın 388-389. maddelerine aykırı olarak hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.