YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6536
KARAR NO : 2010/6901
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, iş sahibi dava dışı Polen Peyzaj Ltd. ile imzaladıkları 2 sözleşme ile kendisine ait villanın çevre düzenleme işlerini dava dışı şirkete yaptırdığını, iş bedelinin 45.000,00 TL olarak kararlaştırıldığını 10.000,00 TL’sinin nakit, kalan kısmının senetler karşılığı ödendiğini, düzenlenen senetlerin davalıya verildiğini yapılan işin eksik ve ayıplı yapıldığını belirterek, senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında nakit ödemenin 9.500,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan işin sözleşme birim fiyatlarıyla bedelinin 37.623,00 TL olduğu, işin ayıplı olduğu ancak süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından, bu hususun dikkate alınmadığı belirtilmiş, mahkemece de davacının tanık dinletme talebi gerekçe gösterilmeksizin reddedilerek bilirkişinin belirlediği bedelden 9.500,00 TL’lik nakit ödeme düşülerek kalan kısım üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ayıp ihbarı her türlü delille kanıtlanması mümkün olan bir husus olup, mahkemece davacının tanıklarının dinlenerek bilirkişiden alınacak ek rapor ile ayıbın niteliği saptanarak zamanında ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığının belirlenmesi, bu iddia doğrultusunda davacının borçlu bulunmadığı miktarın belirlenmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamış bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davalının temyiz itirazlarına gelince; mahkemece hükümde icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de, verilen tedbir kararı ile davalı tarafından yapılan icra takibinin durdurulduğu anlaşılmakla İİK’nın 72/IV. maddesine göre reddedilen kısım üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken reddedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davacı, 3. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.