Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6584 E. 2010/288 K. 27.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6584
KARAR NO : 2010/288
KARAR TARİHİ : 27.01.2010

Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yanca dosyaya ibraz edilip davalı tarafından imza ve içeriğine itiraz edilmeyen hesap mutabakat belgesine göre 31.12.2008 tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.979,19 TL alacaklı olduğu anlaşılmakta olup 12.01.2009 tarihinde banka havalesiyle 5.000,00 TL daha ödeme yapılması sebebiyle alacağın 6.979,19 TL kaldığı anlaşılmakta ise de; davalı hesap mutabakatından sonra ortaya çıkan havuzdaki su sızmalarının gizli ayıp niteliğinde olup, ortaya çıkmasından sonra derhal ayıp ihbarında bulunduklarını ileri sürmüştür. Gerçekten de hesap mutabakatından sonra ortaya çıkan ve gizli ayıp niteliğinde olan kusurlar sebebiyle süresinde ayıp ihbarı yapılmış olması halinde iş sahibi BK’nın 360. maddesinde sayılan ayıptan doğan haklarını kullanabilir.
Bu durumda mahkemece davalıya 31.12.2008 hesap mutabakatından sonra ortaya çıkan ayıplarla ilgili BK’nın 362/III. maddesinde belirtilen sürede ayıp ihbarında bulunduğuna dair delilleri ibraz ettirilip, göstereceği tanıkların dinlenmesi, sonradan ortaya çıkan ayıplarla ilgili süresinde ihbar yapıldığının saptanması halinde mahallinde konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle yapılacak keşif sonucu alınacak raporla ileri sürülen ayıpların 31.12.2008 tarihinden sonra ortaya çıkan ve gizli ayıp niteliğinde olup olmadıklarının tesbit ettirilmesi, sözkonusu ayıpların hesap mutabakatından önce mevcudiyeti halinde ayıplar açık ya da gizli olsun eser ihtirazî kayıt ileri sürülmeksizin kabul edilmiş olacağından davanın şimdiki gibi kabul edilmesi, diğer durumda yani ayıbın gizli olup mutabakat tarihinden sonra ortaya çıkması ve süresinde ihbar halinde kabule icbar edilemeyecek eserin reddini gerektirecek nitelikte olup olmadığı, bedelde tenzil gerekip gerekmediği ve miktarı ile onarım masraflarının (BK.madde 360) hesaplattırılarak değerlendirilmek suretiyle davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme sonucu kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.