Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/6786 E. 2010/7375 K. 30.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6786
KARAR NO : 2010/7375
KARAR TARİHİ : 30.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan 17.01.2007 günlü sözleşme ile davalı yüklenici, davacı iş sahibinin işyerine kapı imal ve montaj işini üstlenmiş, kapının montajı sırasında davalı çalışanlarının gereken önlemleri almaması yüzünden yangın çıkmış ve davacı işyeri ile komşu daireler ve binanın genel yerlerinde bir takım hasarlar oluşmuş, eldeki dava da meydana gelen hasarın tazmini amacıyla açılmıştır.
Mahkemece ortaya çıkan zararın hesaplanması için bilirkişi kurulundan alınan raporda, hasar bedeli yönünden Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/72 Değişik iş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan 19.03.2007 günlü rapordaki değerlendirmelere katılındığı ve hasarların giderilme bedelinin toplam 60.059,00 TL olduğu bildirilmiştir. Nevar ki 19.03.2007 tarihli delil tespiti raporunda da aynı sonuca ulaşılmakla beraber zarar hesabı sırasında, taraflar arasındaki sözleşme gereği kapı imal ve montajı için davalıya ödenen 2.105,00 TL zarar hesabına katıldığı gibi yeniden sipariş verilecek kapı değeri olarak 4.088,70 TL’nin de aynı hesapta yer aldığı görülmüştür. Oysa yanan kapının yerine yenisinin bedeli hesaba katılmış olmakla artık davalıya ödenen kapı bedelinin istirdadı yerinde değildir. Aksi durumun kabulünün sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı ortadadır. O halde yanan kapının bedeli olan 2.105,00 TL’nin hasar bedeli olarak hüküm altına alınan tutardan düşülerek kalan miktar üzerinden karar verilmesi yerine yazılı şekilde rapor denetlenmeksizin sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Bunun yanında taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu halde haksız fiil ilişkisi varmışcasına hüküm altına alınan bedele olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır. Dosya içerisinde mevcut Kadıköy 7. Noterliği’nin 13.03.2007 gün ve 07610 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya yedi gün süre verilerek hasar bedelinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Ancak ihtarnamede tebliğ şerhi olmadığından davalı yana ulaşıp ulaşmadığı tespit edilememektedir. Bu durumda 13.03.2007 günlü davacı ihtarnamesi davalıya tebliğ edilmişse BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde esas teşkil edeceğinden ihtarın tebliğ tarihinin araştırılarak tebliğ tarihine yedi gün eklenip belirlenecek tarihten itibaren, tebliğin sağlanamadığı anlaşılırsa daha önce temerrüt durumu oluşmadığından hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Değinilen hususlar dikkate alınmaksızın eksik ve hatalı inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.