Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2009/7120 E. 2010/7273 K. 28.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7120
KARAR NO : 2010/7273
KARAR TARİHİ : 28.12.2010

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –

Dava Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir işgörme akdîdir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle iş sahibi de eserin bedelini ödemekle mükelleftirler.
Dava konusu somut olayda davalı yüklenici dava dışı iş sahibine ait inşaatın yapımı işini üstlenmiştir. Daha sonra binanın doğrama ve dolap imalâtlarının inşasını davacı taşeron …’ya vermiştir. Davacı işe başlamış edimini ifa ederek eseri davalıya teslim etmiştir. Davalı taraf savunmasında ısrarla davacı ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunmadığını imal edilen eserin malzemelerinin kendisi tarafından verildiğini, davacının sadece işçi olarak çalıştığını, karşılığında 2.000,00 YTL ödendiğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüşse de, sözünü ettiği malzemelerin teslimi olgusunu kanıtlayamamıştır. Yüklenicinin malzeme itibariyle borçlarını düzenleyen Borçlar Yasası’nın 357. maddesinde eserin meydana getirilmesi için kullanılacak malzemenin kimin tarafından temin edileceğine ilişkin bir hüküm yoktur. Malzeme, yüklenici tarafından sağlanabileceği gibi iş sahibi de verebilir. Bu yönü taraflar sözleşmelerinde serbestçe kararlaştırabilirler. Dava konusu olayda yanlar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme yoktur. Malzeme, eserin meydana getirilmesi için yüklenicinin kullanmak zorunda olduğu maddi şeydir. Dosya kapsamı kanıtlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde eserin malzemesiyle birlikte yüklenici tarafından yapıldığı ifanın gerçekleştiği akdî ilişkinin bu şekilde kurulduğu açıklık kazanmıştır.
Davacı tarafından davalı yana dava konusu işle ilgili şartlı olarak yemin teklifinde bulunulmuşsa da HUMK’nın 354. maddesi uyarınca davasını ispat için yemin teklifinden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Şu kadar ki işbu deliller kabule şayan görüldüğü veya bu delillerin serd ve istimali mümkün olduğu takdirde yemin teklif olunamaz. Bu bakımdan gereksiz yere teklif edilen yemin davacı yönünden bağlayıcı kabul edilmemiştir.
Yanlar arasındaki temel uyuşmazlık iş bedelinin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf 2.000,00 YTL ödeme yaptığını davacı taraf da 2.000,00 YTL bedeli aldığını kabul etmektedir. Ancak yanlar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından iş bedeli belli değildir.
Yargılama sürecinde davacının yaptırdığı kanıt tespiti dosyası getirilmiş taraf kanıtları toplanmış yerinde tatbiki keşif yapılarak uygulama uzman bilirkişiler vasıtasıyla sağlanmıştır. Bilirkişi heyetince düzenlenen rapor da değişik ihtimallere göre hesap yapılmış ancak hükme esas olabilecek bir sonuca varılamamıştır. Bu bakımdan bilirkişi kurulunun raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir. O halde mahkemece yapılması gereken iş aynı bilirkişi kuruluna dosya yeniden tevdi edilerek yapılan işin Borçlar Yasası’nın 366. maddesi uyarınca yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle davacı yanın talebi de gözetilerek bedelinin saptanması konusunda ek rapor alınarak hesaplanacak miktardan yapılan ödeme tutarı da düşülerek kalan alacak miktarına hükmetmekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.